Bu kitap, kendi içine doğru yol almamış kişiler için tam bir 'deli saçması' olarak adlanlandırılabilir ancak kendini anlamaya, kendini keşfetmeye doğru içsel bir yol kat etmiş kişiler için ise tam bir 'başucu' kitabı...
Biz insanlar vitrinimize güzel taraflarımızı koymayı severiz. Kötü ve kusurlu hiçbir yanımız yokmuş gibi davranır, var olan kötü ve kusurlu taraflarımızı gizlemek için de epey gayret gösteririz. Ying ve Yang gibi olduğumuzu kabul etmekte bir hayli zorlanırız. Oysa hem beyaz hem siyahız, hem güzel hem çirkiniz, hem cömert hem cimriyiz, hem melek hem şeytanız...
Aynı zamanda güzel durumlardan kendimize pay biçer ama kötü durumlarda suçu kime atsak diye aranırız. Hep haklıyız mesela... Hep bize haksızlık edilir... Hep alacaklıyız... Hep mağduruz... Hep iyi niyetliyiz...En doğru bakış açısı bizim bakış açımızdır. Herkesin nasıl düşünmesi ve nasıl davranması gerektiğini de en iyi biz biliriz... Herkesi herkesten daha iyi bildiğimizi sanırız da kendimize en yabancı olanızdır. Kendimize yabancı olduğumuzdan da bihaberizdir.
İnsan paranın iki yüzü gibidir, yazı kısmı olduğu kadar tura kısmı da vardır. Paraya tek bir yerden bakarsak yanılırız. İki yüzü olan bir varlıktır insan... Yaptığımız fedakarlık mı borçlandırma mı? Yaptığımız acımak mı üstten bakmak mı? Yaptığımız yardımcı olmak mı kontrol etmek mi? Yaptığımız düşünceli olmak mı suçlanmaktan kaçmak mı? Davranışlarımıza koyduğumuz başlıklar her zaman dürüst mü? İşte bunu sorgulamak kişisel bir güç gerektirir. Neyi niye yaptığımızı kendimize dürüstçe söyleyebilmek, kendi içimizdeki yola çıkabilmemiz için gereken ilk şarttır. Kendi dışındakileri suçlayarak bu dünyada var olan kişi için bu içsel yolculuğa çıkmak zordur. Zordur çünkü yüzleşeceği şeyler hiç hoşuna gitmeyecektir.
Kendi içinize doğru uzanan bu