Kitap dolapta kaldı.
Üç yerinden çatlamış ayna ancak ikinci yılın sonunda yenilendi.
Yeni aynayı yadırgadım; beni tek kişi gösteriyordu. Oysa iki yıl boyunca o aynada üç kişiydim. Çarpık da olsa...
Ölümlü bir dünyada insan çabasının en büyük başarısı, ölüm diye bir şey yokmuş gibi davranarak, ölüme meydan okuyarak kurmak, örmek, kendi payına düşeni yapıp sonrakilere bırakmaktır diyordum...
Ölümü kurmaksızın yaşamı kurmanın olanaksızlığını duymak, özellikle duymak, hastalık belirtisi sayılsın varsın; nasıl olsa, ne yaparsak yapalım, ölüme hazırlandığımıza göre, bir yaşam dengesi tasarlayabilmek pek de çılgınca bir şey olmasa gerek.