İnsanlar prensip olarak delilerden hoşlanmıyorlar; iyi resim yapan dediler hariç, ama onlardan hoşlanmaları için de o insanların ölü olmaları gerekiyor.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sen oradasın. Zamanın var. Onlar ölüyorlar ve bu yüzden sabırsızlar. Onların hayatı kısa. Seninki değil. Onlara benzeme. Yeteneklerini bilgece kullan.
Tamam. Ama korkuyorum.
Korkmakta haklısın. İnsanların arasındasın.
Anlık acıları biz de biliyoruz tabii, ama bu öyle bir şeye benzemiyordu. Adamın hali burada ölümün hüküm sürdüğünü hatırlattı bana. Burada şeyler eskiyor, bozuluyor, ölüyordu. İnsan yaşamının her yanı karanlıkla sarılıydı. Nasıl başa çıkabiliyorlardı bununla?
Yavaş okumadan kaynaklanan budalalıkla, diye düşündüm. Ancak budala kalarak başa çıkabilirlerdi bu karanlıkla.
İnsanlar bir kitabı alıp yutamıyor, aynı anda farklı ciltleri çiğneyemiyor ya da sonsuza yakın bilgiyi birkaç saniyede sindiremiyorlar bizim gibi. Kelime kapsüllerini ağızlarına atamıyorlar tek hamlede. Düşünsenize! Hem ölümlüler hem de o değerli ve sınırlı vakitlerinin bir kısmını okumaya ayırmak zorundalar. İlkel bir tür olmalarına şaşmamak gerek aslında.