Ansızın,sarsıcı,temelli ve özellikle kaynağı dışarda sanılan değişmeler olduğu zaman toplumun tutucu kişileri bu çeşit değişmenin getireceği korkuları ilk farkeden olurlar. Değişme yanlısı ya da değişme aracı olan kişiler bunlara dinden arınmış kişiler gibi gözükür.
Sosyal hareketliliğin,geleneksel çevrelerinden fırlatılıp atılan insanların güvensizliğini azaltmadığı,aksine artırdığı için Türkiye'de İslamın daha güçlü hâle geldiği,herkesçe bilinen fakat üzerinde durulmaya değer bir gerçektir.
Kemalizm, Türklerin ferdi kimliklerini oluşturmada İslamın oynadığı rolü anlamamıştı.Her şeye rağmen,İslam,kişinin asli ontolojik güvensizliğine seslenen,kendisini psikolojik dürtülere tutunmasını sağlayan bir yönü olagelmişti.