Bir manipülasyon çağında yaşıyoruz ve artık boş bulunup dolduruşa gelmemek, sinsi bir tezgahın safdil kurbanları olmamak için her şeyi ihtiyatla karşılıyor, her şeye temkinle yaklaşıyoruz.
Odamı sınırlayan dört duvar arasında, varlığımı ve düşüncelerimi kuşatan hisarın içinde ömrüm azar azar eriyor bir mum gibi, hayır, yanlışım var, ömrüm bir oduna benziyor, ocaktan düşen bir oduna: Öteki odunların ateşinde kavrulmuş, kömürleşmiş, ama ne yanmış, ne olduğu gibi kalmış bir oduna benziyor. Fakat diğerlerinin dumanından, soluğundan boğulmuş...
Sadık Hidayet