Yıllar boyunca, çalışarak yaşayan, maaşla geçinen bir insan olarak yaşamıştım. Küçük tasarruflar yapmaya çalışmış, taksitler ödemiştim. Bu şekilde yaşamak insanı dönüştürüyordu. İnsanın geliri ne kadarsa ona göre bir gereksinim seviyesi oluşuyor, öyle bir yaşam standardı ortaya çıkıyordu.
Türkiye’de hemen her konuda, her kurumda sorunların çözülmesinden çok üstünün örtülmesine öncelik verilmesi, acaba bu alışkanlığın sonucu ortaya çıkan bir durum muydu?
“Bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına, ama unutma ki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak. Kimi insanın yüreği karanlık, kimininki aydınlıktır.