Haruki Murakami'nin okuduğum ilk kitabı. Bende her gördüğümde aşırı şekilde merak uyandıran bir eserdi. Yani bu merak, benim için 1Q84'ün içerisinde bulunan 'Q' harfi gibiydi denebilir(QuestionS). Nitekim bu merakın sebebini Q'nun sırrını öğrendiğimde kavradım. Yani artık ben de 'Kediler Şehri'ne giden trendeydim.
'Kediler Şehri'nin sokaklarında, oldukça uzun bir süre ve kedilerin bakışlarını sırtımda hissederek, adım adım hatta bazen aynı sokaklardan tekrar tekrar(!) geçerek dolaşırken; Oumame, Tengo ve Uşikava üçlüsünün hangisine denk gelirsem onu takip ettim.
Tengo ve Uşikava parktaki kaydırakta ay(Q)'ı izlerken ben yanlarındaki salıncaktan onları izledim. Oumame gizlendiği evde yalnızlıktan yakınırken aslında beraber yalnızdık. Hatta Oumame'ye otobanda ismiyle seslenen de bendim. Tengo ile Kumi Adaçi krematoryumdayken ben dışarıda sigara içerek onları bekliyordum. Her şey bittiğinde benim de Kediler Şehri'nden ayrılma vaktim gelmişti.
Kitap bir nevi 'Kediler Şehri'ydi benim için.
Beni okumaya iten merakıma değdiğini düşünüyorum, insanı içine çeken dolu dolu bir macera. Tabi ki olumsuz eleştirilerim de var ama herkesin kendi 'Q Şehri' sonuçta.
Bu arada, bunu sormadan edemeyeceğim. Tengo zihnimde hep siyahi bir insan olarak canlandı, hala öyle. Acaba sadece bende mi böyle bir izlenim oluştu?
Tavsiye ederim, keyifli okumalar dilerim.