Koca bir yıl..
Acısı, tatlısı,kederi ve yasıyla..
pişmanlıklarım ve iyikilerim ❤️
Biraz daha iyileşiyorum
Biraz daha ben oluyorum artık.
Okuduklarım, izlediklerim, yazdıklarım ve yaptıklarımla yaşıyorum hayatımı. Dışarıdan gelen seslere kulak asmadan…
Ve iyi ki ben oluyorum aldırmadan hayata !
Bir gün böyle uzun uzun iç dökümlerimi yazacağım buraya. Herhangi bir kitaba sığdırmadan. Tüm çıplaklığıyla…
Bu seneyi hedefimin on eksiğiyle kapatıyorum. Bazı kitaplarım görselde mevcut değil. E-kitap, sesli kitap, oturduğum yerlerde, misafirlikte. Nerde ne varsa okumuşum. Bir kez daha gururlandım kendimle…
Neyse öyle işte şimdi bunları geri dizmesi var bir de🤣🤓
Hepinize şimdiden iyi seneler ve bol kitaplar
Sevmeyi ve sevilmeyi de unutmayın. Özellikle şefkati…
#keşfetteyiz
#2026
“Ya sonsuza dek aynı hayatı yaşayıp dursaydın?”
Bunun senin hayatında ne gibi bir değişikliği olurdu? Aynı acılar, sevinçler, iç çekişler pişmanlıklar ve iyilikler… hepsi seninle birlikte tekrar tekrar yaşamda farklı evrenlerde aynı senle olacak.
Yani yaşadığın hayatı yeniden yaşamak ister miydin? Ben istemezdim.(Yeteri kadar yordum kendimi) İşte bunu model olarak yaşamımızın bir yerine iliştirirsek, belki de bir çok şeyi yaşam döngümüzü de değiştirebiliriz kim bilir…
Cesur davranırız belki, radikal kararlar veririz ya da yaşantımızı olduğu gibi kucaklarız. Hatıraların ardından yas tutmadan bizde bıraktığı dalgalara sığınırız. Bir insanın yokluğunun verdiği kederle harap olmak ya da bıraktığı maddeleri (giydiği hırka ,taktığı küpe, oturduğu koltuk) anı niyetine saklanması yerine, bizde bıraktığı esintileri kucaklamayı öğreniriz. Biliyorum yapılması çok zor bir eylem. Özellikle hatıralara tutunan insanlar için ki ben de bu insanların arasındayım. Ama şu okuduğum kitapla büyük bir farkındalık yaşadım. Ne kadar kalıcı olur hayatımda tartışılır
Hep ben öldükten sonra geride kalanların ne kadar acı çekeceğine odaklanırdım. Bir bebeğin dünyaya gelmeden önceki halini hatırlamadığı gibi bir ölünün de yaşamdan sonraki halini hatırlamayacağını düşünmeden. Güneşe bakamayız biliyorum ama ölümle yüzleşebilir, onu hayatın bir gerçeği olarak kabul edebiliriz. Faniyiz faniii !
Kitabın konusuna gelirsek; yedi bölümden oluşmakta. Ölüm ve anksiyeteyi tanımlama, ölüp korkusunun üstesinden gelme, fikirlerin gücü(ünlü düşünürlerin felsefi düşünceleri) bir çok terapi seanslarını konu alması ve terapistlere öneriler sunduğu bölümleriyle yolumuza ışık oluyor. Beni en çok etkileyen bizim iz bırakma dediğimiz ama felsefede farklı bir isimle adlandırılan “dalgalanma”.
Başkalarının hayatta