Melisa

Kültürümüzün köklü bir eğilimi insanların milletler, inanç grupları ve sınıflar olarak ayrılmasına yol açmaktadır. Bunun tek sonucu çökmüş, güçsüz geleneklerde dile gelen çatışmadır. Bu eğilim, ayrıca, bazı insanların kendi gereksiz gururlarını tatmin etmek için gizli çatışmalardan yararlanmalarına ve grupları birbirine düşürmelerine elverişli bir ortam hazırlamaktadır.
Sayfa 249·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kıskançlık
"Başkalarının neşesini kaçırma, yok yere karşı koyma, başkasının hürriyetini kısıtlama ve bunun sonucu olarak onu kendine bağımlı kılma, bu karakter özelliğinin çeşitli görünüşlerinden başka bir şey değildir. Başka birine birtakım davranış kuralları koymak, kıskançlığın en çok başvurduğu mekanizmadır. ... Kıskançlık, güçlü olmak için gösterilen çabanın çok belirgin bir şekli olarak karşımıza çıkmaktadır."
Sayfa 237·Kitabı okudu
Belki de hiçbir erkek kendisini şöyle bir düşünceden büsbütün kurtaramamaktadır: Kadınların erkekler üzerinde esrarlı bir etkisi olduğu gibi boş bir inançtan söz ediyoruz. Birçok erkeğin, sanki sevdiği kadının esrarlı bir etkisi altında olduğuna inanıyormuşçasına hareket ettiğini görmek mümkündür. Bu boş inanç bizi böyle bir inancın bugünkünden çok daha kesin bir şekilde egemen olduğu eski çağlara götürmektedir. En küçük bir bahane ile bir kadının sihirbaz ya da büyücü olarak suçlanması tehlikesi ile karşı karşıya bulunduğu, bütün Avrupa'nın üstüne karabasan gibi çöken bir önyargının sürüp gittiği ve birçok yıllar boyunca bu önyargının bir dereceye kadar Avrupa tarihini belirlediği çağlardı bunlar. Bir milyon kadının bu yanılgının kurbanı oldunu hatırlayacak olursak, artık yalnızca zararsız hatanın söz konusu olmadığını, bu boş inancın etkisinin, Engizisyon'un ya da Dünya Savaşı'nın dehşet verici etkileriyle boy ölçüşecek derecede zararlı olduğunu kabul etmemiz gerekecektir.
Sayfa 230·Kitabı okudu
"Öğretmen, hayatın gereklerine derin bir şekilde kök salmış olan görevlerini bilse de bu gerekleri çocuğa zorla kabul ettiremez. Bunu yapabilmenin biricik yolu, herhangi bir düşmanca durum oluşturmaktan mümkün olduğu kadar kaçınmak ve çocuğu eğitimin objesi olarak değil de süjesi olarak görmektir; ona sanki öğretmenle aynı düzeyde olan yetişkin bir insanmış gibi davranmaktır. Bu durumda, çocuğun, kendini baskı altında hissetmesi ya da ihmal edilmiş olarak görmesi ve böylece öğretmenlerine savaş açma ihtiyacını hissetmesi gibi bir hataya düşmesi kolay kolay mümkün değildir."
Sayfa 227·Kitabı okudu
"Toplum hayatımız için en önemli ve değerli tez şudur: Bir insanın karakteri hakkında hiçbir zaman ahlaki bir yargı verilemez; bir insanın karakteri, onun çevresine karşı takınmış olduğu tavrın ve içerisinde yaşamış olduğu toplumla olan ilişkisinin bir göstergesidir."
Sayfa 201·Kitabı okudu