"Ruhbilimcilerin dediğine bakılırsa hayatta öyle anlar vardır ki, günaha - ya da toplumun günah saydığı şeylere - duyulan tutku kişinin huyuna öylesine el koyar ki, bedenin her lifi, beynin her hücresi sanki ürkünç itkilerle ayaklanır. Böyle zamanlarda kadınlar ve erkekler iradelerinin bağımsızlığını yitirirler. Kurgulu birer makine gibi kendilerini bekleyen sona ilerlerler."
"Sen beni ömür boyu seveceksin, Dorian... Evet, Dorian, her zaman seveceksin beni. Çünkü ben senin işlemeyi göze alamadığın tüm günahları simgeliyorum."
"Ne hazin şey ! İhtiyarlayıp çirkinleşeceğim, iğrenç olacağım. Oysa bu resim sonsuza dek genç kalacak. Şu haziran günündeki yaşından öteye hiç gitmeyecek... Öbür türlü olabilseydi ! Sonsuza dek genç kalan ben, ihtiyarlayansa şu resim olsaydı ! Bu uğurda... Bu uğurda her şeyimi verirdim ! Evet, koca dünyada vermeyeceğim hiçbir şey yok ! Ruhumu bile satarım bu uğurda !"
"Gövde bir kez günah işler ve günahla ilişkisi kesilir, çünkü eylem bir tür arınmadır. Eylemden sonra tek artakalan bir zevkin anımsanması ya da bir pişmanlığın lüksüdür."