Çınar

Çınar
@cinar_94
Fiyat teklifi yapın.
Bir gayrimenkulun peşinde olduğum zaman daha pek çok gayrimenkule bakar, fiyat teklifi yaparım. Doğru teklif hakkında bir fikriniz yoksa, benim durumumun da sizden farklı olmadığını unutmayın. Bu, emlak komisyoncusunun işidir. Fiyat tekliflerini onlar yapar. Ben olabildiğince daha az iş üstlenmekten yanayım. Bir arkadaşım nasıl apartman daireleri alınacağını ona öğretmemi istemişti. Bir cumartesi günü o ve komisyoncusuyla birlikte yollara düşüp altı apartman dairesini gezdik. Dördü berbattı ama ikisi fena değildi. Hepsine fiyat teklif edelim, hem de istenen fiyatın yarısını önerelim, dedim. Hem arkadaşım hem de komisyoncusu az kalsın kalp krizi geçireceklerdi. Kaba bir davranış olmaz mı, satıcıları kızdırmaz mıyız, diye itiraz ettiler; bence komisyoncu uğraş vermek istemiyordu. Kıllarını kıpırdatmadılar, daha kelepir evler aramaya karar verdiler. Hiçbir eve fiyat teklifi yapmadılar, zaten o arkadaşım da hâla uygun fiyatlı 'uygun' yer aramayı sürdürüyor. Sizden başka biri daha aynı yere talip olmadıkça uygun fiyatı asla bilemezsiniz. Mülkünü satışa çıkaranların çoğu yüksek fiyat ister. Değerinin altında fiyat isteyen bir satıcıyla ender karşılaşılır. Kıssadan hisse: Fiyat teklifi yapın. Yatırımcı olmayan insanlar bir şey satmaya çalışmanın nasıl bir şey olduğu hakkında hiçbir fikre sahip değildir. Satılığa çıkartıp aylarca satamadığım bir gayrimenkulum vardı. Her fiyata razıydım. Ne kadar düşük olursa olsun. Bana on domuz vermeyi teklif etseler bile seve seve kabul edecektim. Belki karşı teklif olarak bir domuz çiftliği isterdim. Gel gör ki, oyunun kuralı böyle. Sarın alma ve satma oyunu eğlencelidir. Bu ayrıntıyı unutmayın. Hem eğlence hem de alt tarafi bir oyun. Fiyat teklifleri verin. Belki birisi "evet" der. Her yaptığım teklifte açık bir kapı bırakırım. Gayrimenkul tekliflerine şu cümleyi mutlaka eklerim: "İş ortağımın onaylaması koşuluyla." İş ortağımın kim olduğunu açık etmem. Çoğu kimse ortağımın kedim olduğundan habersizdir. Onlar teklifi kabul etse de, eğer anlaşmayı istemiyorsam, evimi arar, kedimle konuşurum. Böyle saçma sapan sözler ederken amacım, oyunun gülünç denilecek kadar kolay ve basit olduğuna işaret etmek. Oysa pek çokları oyunun çok zor olduğunu düşünür ve her şeyi aşırı ciddiye alır. Düşeş bir mülk, uygun iş, doğru insanlar, doğru yatırımcılar vb. bulmak flört etmeye benzer. Piyasaya çıkıp çok sayıdakişiyle konuşmanız, pek çok teklif, karşı teklif ve pazarlık yapmanız, teklifleri geri çevirmeniz ve kabul etmeniz gerekir. Tek başına yaşayıp evinde oturup telefon çalsın diye bekleyenleri bilirim, oysa Cindy Crawford ya da Tom Cruise olmadıkça dışarı çıkıp piyasa yapmaktan başka çözüm yolu olduğuna inanmıyorum; gideceğiniz yer süpermarket olsa bile... Arayın, teklif edin, geri çevirin, pazarlık edin, kabul edin; bunların hepsi hayatta atılan her adımın simgesidir neredeyse. Koşuya, yürüyüşe çıkın ya da ayda bir kez olsun on dakikalığına aynı çevrede arabayla turlayın. En kelepir gayrimenkulleri koşuya çıktığımda bulmuştum. Bir yıl boyunca hep aynı mahallede koşu yaparım. O sırada sağda solda gözüme çarpacak değişikliler ararım. Çünkü bir satın alım işinde kâr için olmazsa olmaz iki unsur vardır: Uygun fiyat ve değişim. Ortalıkta uygun firsat çok, ama düşeş bir malı kârlı bir işe çevirmek için değişiklik gerek. Bu nedenle koşuya çıktığımda, yatırım yapmayı seçtiğim bir mahalleye giderim. Oranın ünü ince ayrımları görmemi sağlar. Evlerin önünden uzun zamandır kaldırılmayan satılık ev levhalarına bakarım. Bunun anlamı satıcının pazarlığa açık olmasıdır. O mahalleye girip çıkan nakliye kamyonlarını izlerim. Durup şoförleriyle sohbet ederim. Postacılarla konuşurum. Mahallede olup bitenler hakkında bildikleri şaşırtıcıdır. Kötü ün yapmış bir mahalle, özellikle ortalıkta dolaşan söylentilerle herkesi oradan kaçırtmış bir yer bulurum. Yıl içerisinde oradan arabayla geçer, iyiye gidiş var mı diye incelerim. Perakende dükkânlarıyla, özellikle de yenileriyle konuşur, ne zaman oraya geldiklerini öğrenirim. Ayda birkaç dakika ayırmak yeter de artar; bir dükkândan ötckine giderken jimnastiğimi, sporumu yaparım. Zengin Baba Yoksul Baba Robert T. Kiyosaki
Finans
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kurs alın, okuyun ve seminerlere katılın.
Yeni ve ilginç kurslar bulmak için ben gazetelerin her köşesini gözden geçiririm. Bunların çoğu ya ücretsizdir ya da ücret çok düşüktür. Öğrenmek istediğim konularda pahalı seminerlere de katıldığım olur. Gittiğim kurslar sayesinde, servet sahibi ve bir işte çalışması gerekmeyen özgür biriyim artık. Paramı boşa harcadığımı söyleyerek böyle kurslara katılmayan arkadaşlarım hâlâ aynı işte çalışıyorlar. Zengin Baba Yoksul Baba Robert T. Kiyosaki
Finans
Delilik
Deliliğin tanımı, hep aynı şeyi yaparak farklı bir sonuç almayı beklemektir. İşe yaramayanı yapmayı bırakın ve yapacak yeni bir şey arayın. Yeni fikirler arayın. Yeni yatırım fikirleri bulmak için ben kitapçılara gider, farklı ve ender konularda yazılmış kitaplara bakarım. Bunlar benim için formüldür. Hakkında hiçbir şey bilmediğim bir formülü anlatan 'nasıl yapmalı' kitaplarından edinirim. Örneğin, Joel Moskowitz'in The 16 Percent Solution (Yüzde 16 Çözüm) adlı kitabı bir kitapçıda gözüme ilişmişti. Sonraki perşembe günü, kitapta yazanların aynısını yaptım. Çoğu harekete geçmez, üstünde çalıştıkları yeni formül her neyse birileri onları caydırsın diye bakar. Komşum yüzde 16 faizin akıl kârı olmadığını söylemişti. Ona kulak asmadım bile, çünkü hiç denememişti. Zengin Baba Yoksul Baba Robert T. Kiyosaki
Finans
Var mı?
Hayatınızda mükemmel bilgileri ve size para kazandırma yetenekleri için iyi para verdiğiniz simsarlar ve diğer profesyoneller var mı? Zengin Baba Yoksul Baba Robert T. Kiyosaki
Finans