Lise son sınıf öğrencisiydim, 5 yaşlarında yakınım olan bir oğlan çocuğunu parka gezmeye götürecektim. Annesi oğlanı giydirip, saçlarını tarayıp ayakkabısını bağladıktan sonra bana baktı ve "İşte böyle anneler bakar, giydirir, büyütür; sonra elin kızını alırlar, annelerini unuturlar," dedi.
Oğlan çocuğu, annesinin dediğini duyunca, "Ben unutmam anne!" dedi.
Annenin gözleri ışıldadı; attığı zehirli okun hedefe ulaştığını gören avcının aldığı bir hazla, "Unutursun yavrum, sen de unutursun," dedi.
Çocuk ağlamaklı, "Ben unutmam anne!" dedi.
"Unutursun yavrum, el kızı sana unutturur!" diye anne ısrarla söylediğinin altını çizdi.
Çocuk ağlamaya başladı; elinden tuttum, parka giderken bir süre ağladı.
Böyle bir anneye sahip olan erkek, karısının kocası ve çocuklarının babası olmakta zorlanacaktır. Daha da ötesi, bir insan olarak annesinin oğlu olmaktan kurtulup özgür bir insan olmakta zorlanacaktır.
Bir insanın kiminle evleneceği, onun yaşamının en önemli kararıdır. Evleneceğiniz kişinin mühendis, doktor, varlıklı olmasından çok, hangi değerleri yaşadığı ve yaşatacağı önemlidir. BİZ değerlerinin yaşamadığı bir evliliğin mutlu bir evlilik olması mümkün değildir.
Yetişkin görünen ama yetişkin olmayan, "-mış gibi" yetişkinler evlenince o evlilik birbiri ardına gelen sorunların altında eziliyor, soluk alamıyor. Bu ortama doğan masum bebekler, geleceğin sorunlu insanları olmaya aday olarak büyüyorlar!!!
Yetişkinlik sadece bedenin gelişmesiyle olmuyor; akıl ve duygu olgunluğu da gerekli. O da yetmez, bu kişinin nerede, kime, ne zaman, nasıl konuşulacağını bilmesini, yani sosyal olgunluğa sahip olmasını da bekleriz.