... İslâmî hareketin 1970’lerde başlayan yükselişi 12 Eylül’e rağmen devam etti. Darbeciler neredeyse bütün ülkeyi işkence ve dayaktan geçiriyordu. Sabah akşam herkese Atatürkçülük dersleri veriyorlardı. **Ama bu ters tepti. Soldan ve sağdan büyük kitleleri İslâmcılaştırmaya yaradı. 80 öncesinde solun kalesi olarak bilinen şehir ve beldeler İslâmcılaşmıştı. İslâmcılar arasında öne çıkan isimlerin birçoğunun 80 öncesi sağda öyküsü vardı. Özal döneminde de yükseliş devam etti.__
Yükselişin en önemli göstergelerinden biri de Refah Partisi’ydi. 91 seçimlerinde MHP ve IDP ile ittifak yaparak meclise girebilen RP, 94’te İstanbul ve Ankara belediyelerini aldı. 95 seçimlerinden birinci çıktı. Rejim RP’yi birinci olmasına rağmen iktidara getirmemek için çok uğraştı. Ama başaramadılar.
RP, DYP’nin önceki dönemden kalma suç dosyalarını örtbas ederek, bakanlık paylaşımında tavizler vererek, onunla ortaklık kurdu ve iktidara geldi. İyi şeyler yapmaya çalıştı: İnim inim inleyen işçi ve memura rekor maaş zammı yaptı. Emperyalizmin lanetlediği İran ve Libya ile iyi ilişkiler kurmaya çalıştı. Fakat hatâlar da yaptı: DYP’nin ülkeye çöreklendirdiği İsrail gerçeğini görmedi. DYP’nin topluma dayattığı teröre ortak oldu. Hattâ koalisyon bozulmasın diye Susurluk skandalını bile örtmeye çalıştı. Bu hatâlar saldırıyı kolaylaştırdı.
Saldırı iç ve dış kuşatma ile başladı. Dışta ABD, AB, İsrail; içte NATO’cu subaylar, lâik burjuvazi, Kemalist bürokrasi ve Fetöcü tetikçiler harekete geçti.
__İlk olarak Aczmendi lideri M. Gündüz’e operasyon düzenlendi. RP bunun darbe başlangıcı olduğunu anlayamadı. Ardından RP’li vaizlerin, milletvekillerinin eski konuşmaları ortaya çıkarıldı. Basında günlerce irtica yaygarası yapıldı. Derken 28 Şubat kararları geldi. RP hiçbirine ses