“Şehrin meydanında kocaman bir çınar. Dallarına deli deli kuşlar konar.
Bir kuş hiç kendini asar mı?
Bir kuş hiç kendi canına kıyar mı?
Ağacın altından geçen, altında yatan, altında duran insanlar başlarını kaldırıp yukarı hiç bakmadılar. Günlerce dallarda sallandı kızın cansız bedeni. Tuhaf bir meyve gibi.”
“Deliliğinden kurtulmaya çalışmamış mı hiç… iyileşmeye?”
“Hayır o çok sevmiş deliliğini.”
“Nereden anladınız bunu?”
“Bir zamanlar yatağının durduğu yerin tavanına takılı kancalardan… Kendini öldürme fikrini bu kadar çok seven biri kendini de çok seviyor demektir… Kendini ve deliliğini.”