_herneysene

Şu sabırsızlar da hep böyle akıldan yana yoksuldurlar; Hangi yara birdenbire iyileşmiştir? Bizim büyüye değil, akılla çalıştığımız bilinir. Akıllı plan kurmak aceleye gelmez, zaman gerektirir.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Kötülüğün asıl yüzünü açıkça görebilmek için, kötülük etmek gerekir.
Şöyle ya da böyle olmak elbette kendi elimizde. Bedenimiz bahçemizdir.,irademiz de bahçivanı, ister ısırgan dikersin, ister kekik, ister hıyar yetiştirir, kabak eklersin, bahçenin ya tek bir bitkiye ayırabilirsin ya da bir sürü çiçekle doldurabilirsiniz, yeter ki sen iste! Bahçenin kısır kalmadı da elinde verimli, bakımlı olması da. Bunların hepsini yapmak irademize bakar. Neyse ki, duygularımız mantığımızla dengelenmiş. Yoksa damarlarımızdaki şu azgınlık, içimizdeki şu şehvey düşkünlüğü bize ne oyunlar oynardı. İyi ki mantık denen bir şey ar da kuduran isteklerimizi, bedenimizin iğnelenmelerini, dizginsiz tutkularımızı bastırabiliyoruz. Senin aşk dediğin şey, işte bu tutkularımızın bir uzantısı, bir sürgünü.
Ben de sizin yerinize koyup kendimi, Bu sevgileri, sizin sevginize ulaştıracak Basamak olmak için bir özdeyiş söyleyeyim: Çaresi olmayan hastalıkta acılar sona erer, İyileşme umuduyla duyulan acı beterini görüp diner. Yas tutmak gelmiş geçmiş yaramazlık lara, Yol açar kısa yoldan yeni mutsuzluklara. Kader alıp götürürse elde tutamadığımızı, Soğukkanlılık alaya alır kaderin zararını. Soyulduğunda gülen, hırsızdan bir şey çalar, Boş yere kederlenen, kendi kendini soyar.
O, beni başımdan geçen tehlikeler için sevdi, Ben de onu anlattıklarıma acıdı diye.