Uzundu şu çepeçevre surların içinde acı çekerek geçirdiğim günler ve yalnızlık dolu geceler, bitmek bilmeyen; hem kim ayrılabilir ki acılarından ve yalnızlığından pişmanlık duymadan.
Parça parça bölünüp ruhumu dağıttım bu sokaklarda. Arzularımın, hasretlerimin çocukları çıplak dolaşıyor işte şu tepelerde.
Ne üzerimden çıkarıp attığım bir giysi ne de geçmişe gömülecek bir anı, kendi ellerimde paraladığım bir ten, açlık ve susuzlukla bezenmiş bir yürektir 'Bugün'.
Yine de fazla oyalanamam.
Dünyada ki her şeyi benliğine davet eden deniz beni de çağırıyor ve artık demir alma vakti geldi.
Çünkü geceler ne kadar sıcak olursa olsun, ayrılamamak donmak demektir. Veda etmeliyim, çünkü gidememek, olduğu yerde taş kesilmek ve devinimini yitirmiş bir toprağa çakılıp kalmak demektir.
Geçenlerde bir arkadaşım, ona senden bahsederken, "Baban geçmişini anlatmak istemiyor çünkü o geçmiş, ona başka biri olabileceğini ama olmadığını hatırlatıyor"dedi.