İnsan(kim olursa olsun) her zaman, her yerde, mantığının ve çıkaranın ona emrettiği gibi değil, canının istediği gibi hareket etmeyi sever. Kendi çıkarının tersini yapmayı bile isteyebilir, kimi zaman bunun böyle olması bile zorunludur.
Uygarlık, insanı daha çok kan dökücü yapmadıysa bile, en azından, eskiden olduğundan daha iğrenç, daha kötü bir kan dökücü yapmıştır. Eskiden kan dökmede bir adalet arayışı vardı ve insanlar öldürmeleri gerekenleri vicdan rahatlığıyla yok ederlerdi. Günümüzde ise, kan dökmeyi iğrenç kabul etsek de, bu iğrençliği eskiden olduğundan daha çok yapıyoruz. Bu ikisinin hangisi daha kötüdür?
Soru: "Nasıl biridir?" Cevap: "Temel!" Evet, insanın kendi için böyle dediklerini duyması hiç de hoş bir şey değildir. Ama, demek belirli bir özelliğim var. "Tembel!" ...
Bir adam tanımıştım, sürekli olarak Lafitte şarabından iyi anladığıyla övünür dururdu. Bunun, kendisinin belirgin özelliği olduğunu söyler ve bundan asla kuşku etmezdi. Adamcağız sonunda sakin bir biçimde değil, kendisiyle gurur duyarak öldü.