ANLATICI
Masalın dibine çabuk çabuk gelmek isteyenler, içinde hayatın sırlarının olduğu bir kitabın sayfalarını hızlı hızlı çevirirken, her seferinde dillerinin ucuyla parmaklarını ıslatırlar. Oysa hayat sayfaların ucuna sürülmüş zehirli kimyayla ilerler. Her sayfa sahibini zehirler. Kimse sayfanın sonunda kadar gidemez. Kitap bitmeden ölürler. Her şey sayfadaki gibi yarım kalır. Başka sayfalarda ilerler hayat eksik, yarım, tamamlanmamış ve başkalarının ömürlerine muhtaç. Ölürken başları birbirlerinin dizlerine düşer. Uyur gibi ölürler.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
LYSANDER
Ne o sevgilim, niye sararmış yüzün öyle?
Ne diye yanağındaki güller bu kadar çabuk solmuş?
HERMIA
Yağmur yağmadığı içindir herhalde,
Ama gözyaşlarımdaki sağanak yağmuru getirecek nerdeyse
İnsan olmak, gerçek insan, etiyle kemiğiyle insan olmak bile ağır gelir bize. Utanırız bundan, insan olmayı yüz karası sayarız, benzeri olmayan toplumsal birtakım insanlar olmak için çabalarız. Ölü doğmuş insanlarız biz ve uzun zamandır canlı babaların çocukları değiliz, giderek daha çok hoşlanıyoruz böyle doğmuş olmaktan. Zevk duyuyoruz bundan. Çok yakın bir gelecekte bir şekilde düşüncelerden doğmanın yolunu bulacağız. Ama yeter artık; "yeraltından"daha fazla yazmak istemiyorum.