zavallı, zavallıcık güçsüz saf çocuk benim dürüstlüğüme inandı. bir melek mi bekliyordu. bilge gençliğim ve güçlü yalnızlığımla ondan çok daha güçlüydüm. beni artık hiçbir şey etkileyemezdi. bunun ne anlama geldiğini görebiliyor muydu.önemli değil miydi. öyle mi. daha yükseğe. ha tamam orası. beni şimdi anlıyordu. evet ellerim küçüktü. ama yapabildikleri büyük. işte böyle.
aynı dili konuşmuyor muyuz
hayatı, bisiklete binerek, karanlık caddelerde tüm gücümle aramaya koyuldum. saat sabahın üçüydü. boş meydanlar, karanlık sokaklar, orada burada uyanık güvercinler. sokak lambaları bu hayvanları şaşkına çevirmiş durumda. güvercinlerin boynu kolay kırılır mı. herhalde kırılmaz