İnsan gözü ,aynı şeye baksa bile herkese farklı bir dünya sunuyordu.Koli,insan doğasının bu çeşitliliğini büyüleyici buluyordu.Bir arasalar ama zamanları aynı akmıyor;aynı yere baksalar da farklı anılar taşıyorlar…
Hayatta olduğunu hissettiğin anlar ,mutlu olduğun anlardır.Hayatta olmak nefes almaktır,nefes titreşimle algılanır.O titreşimin güçlü olduğu anlar ,mutluluğun ta kendisidir.
Bir gün ansızın onun artık çocuk olmadığını fark etmişti.Fakat bu onun yetişkin olduğu anlamına gelmiyordu.Sadece dünyayı istediği gibi şekillendiremeyeceğini anlamış,bunu kabullenmişti.
Zaman ne hızlanıyor ne de yavaşlıyordu;sadece durgun,rüzgarsız bir su yüzeyinde hareketsiz bir yelkenli gibi öylece bekliyordu.
Zaman öylesine hareketsizdi ki sanki kıpırdamaya hiç niyeti yoktu.
Acaba dünyada birikmiş,donup kalmış zamanların ayrı bir alemi mi vardı?ve bu zamanları yeniden akışa kavuşturmak için ne yapmalıydı?
O zaman çok yavaş hareket etmelisiniz.Durduğun yerden birden koşmaya kalkarsan anlık bir güç patlaması gerekir.Özlemi yenmekle aynı değil mi?Siz demiştiniz ya,yalnızca mutluluk özlemi alt edebilir diye.Eğer her günü küçük sakin mutluluklarla doldurursanız,bir gün şu anın zamanı,durmuş olanı usulca akıtmaya başlar.