“Unutabildin mi bari İlhami’yi ?” diye sordu.
“İnsan hayatının aşkını unutabiliyor mu, sen söyle”
“Yazarına bağlı” dedi Handan.
“Ben bir yazarın yarattığı roman kahramanı değilim ki, Handan.”
“Olsun. Herkesin yazgısını yazan bir kalem mutlaka vardır”
Yerde kaç cansız beden var? Onu saymak kolaydı… Peki, kaç kişi cansız kalmıştı? Bunu hiçbir zaman tam anlamıyla bilemezdin. “Kaç kişi kaldıysa geride, o kadar” diyemezdin cevap olarak.