Henüz asistanlığım bitmeden güzel bir olay oldu ve görevli olarak hacca gittim. Dönünce hocamın yanına gittim. Hacdan yeni geldiğim için başörtümü çıkarmadım beni öyle görünce “ne öyle hacı hanımlar gibi” dedi. Onun üzerine üniversitede eşarplı hayat olamayacağını anladım. Her işte bir hayır var derler ya bundada öyle oldu. Sonra 1960 yılında ihtilal oldu. 147 öğretim üyesine işten el çektirildi. Sanırım evvela beni çekerlerdi, çünkü rengim belli.
O zamanlar (Cumhuriyetin ilk yılları) Müslüman görünmek ayıptı. Hocalarla, kapalılarla, ibadet edenlerle dalga geçilirdi. Benim öyle arkadaşlarım vardı ki dindar gözükmeyi ikinci sınıf insan olarak kabul ederlerdi.
O yıllarda ezan Türkçe okunuyordu. Menderes 14 Mayıs 1950’de iktidara geldi. Haziranda Ramazan başladı. Arapça ezan yasağı kalktı ve ilk teravihi kılmak için Süleymaniye camiine gittik. Ezan Arapça okunuyor herkes sevinçten ağlıyordu, bu manzaraya hayran olmuştum hala gözlerimin önünde.