Şüphesiz Aristo felsefesi, dinle, imanla uyuşmuyordu. Sadece İslam ile değil, vahyedilmiş hiçbir dinle... Çünkü varlık felsefesi, Allah’ın yaratıcı Eylemini (Fiilini) izahtan acizdir.
Gazzali İhya’sında şöyle der: “Sıradan insan genellikle zaaf içindedir. İnandığı hususları tartışma konusu yapan (kelam ve felsefe) alimleri yüzünden kafası karışabilir. Bu şüphe, inançları konusunda ki bu sarsılma şeriatı tehlikeye sokar… Bu sebeple o insanların zihinlerinin karışmasına, şüpheye düşmemelerine yol açmak yasaktır (haramdır).”
Gazzali bilir ki, bir toplum ilahi Kanun’u ve mutlak değerleri dikkate almamaya kalkıştığı zaman, bireylerin ve grupların hegemonya, yaralanma ve büyüme arzularının kısır çatışması yüzünden parçalanıp dağılmaya maruz kalır.
Henüz asistanlığım bitmeden güzel bir olay oldu ve görevli olarak hacca gittim. Dönünce hocamın yanına gittim. Hacdan yeni geldiğim için başörtümü çıkarmadım beni öyle görünce “ne öyle hacı hanımlar gibi” dedi. Onun üzerine üniversitede eşarplı hayat olamayacağını anladım. Her işte bir hayır var derler ya bundada öyle oldu. Sonra 1960 yılında ihtilal oldu. 147 öğretim üyesine işten el çektirildi. Sanırım evvela beni çekerlerdi, çünkü rengim belli.