Tekrar çocuk olmak istediğin gün, Bir çocuk sevindir.
Yaşımız ilerledikçe anlıyoruz aşktan daha önemliymiş küçük detaylarımızı bilen ve buna saygı duyan bir insanın varlığı. Bunun aşktan daha fazla yüreğimizi iyileştirdiğine. Çocuk aklımızla bunun adını aşk koymuşuz. Yaralayan birşeyden beklemişiz şifayı. Önemsenmekmiş, hatırlanmakmış önemli olan.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Toplumun yaş görevleri!!!
18 yaş: Üniversite kazan 22-23 yaş: Mezun ol 24-25 yaş: İş bul 25-28 yaş: Evlen 28-32 yaş: Ev al 30-35 yaş: ikinci çocuk 55-65 yaş: Emekli ol +70 yaş: Öl
Bir masa dört bardak, fakat üç kardeşler, üç kardeş dört sandalye, bu hep böyle devam etti, suskundular, ortak bir çığlık, sessizlik bağırır mıydı, kulağım halen sağır o sessizlik karşısında, üç kardeş birini yitirmişler, zamanla geçer diyemedim çünkü geçmemişti, dört kardeş ölü bir beden, üç yaşasın biri ölsün diye yok olmuştu üstelik açlıktan değildi, yahut hastalıktan da ölmemişti, bir sabah dağ doruğunda bir ev, yedim ve öksüz kardeşler, en küçükleri idi ölen, karıştırmışlar memleketimi, ötekileştirilmişlerdi dilimi, dinimi, en hızlıları bendim haber verdim üç kardeşime, küçüğüm bana bir şey yapmazlar dedim, evin altında ki ambar da saklandılar. Bir şey deseler bu dağ kenarında yazları çobanlık yaptım derim, üç kardeş-diler birini öldürdüler. Küçük çocuk konuşacağını zannetti, tek bir kelime etmeden öldürdüler, çocuğun bedeni silahları kadardı, o beden çayıra tüy gibi düştü yaprak dahi kıpırdamadı. Dışarıya çıktım gökyüzü ne kadar güzel, koşuyorum daha hızlı, arkamda koşan bir yığın adam, beni yenemezler hepsinden hızlıyım benim küçük ayaklarım var ama kimse beni geçemez. Üç kardeş birini elinden almışlar on üç kurşunla sırtından vurarak, onların canavarı insanlardı en büyük korkuları da. Yenemediler diye beni öldürdüler, ışık görmedim, halen karanlıktayım öğrendim tek şey on üç sayı, öldürdüler beni, canım yandı, gökyüzünde bulutlar üstünde koşmuyorum böyle yapıp, vicdanlarınızı rahatlatamazsınız o şimdi cennete diye. Üç kardeştiler birini hepimiz öldürdük susarak, görmeyerek. Neek
Duygu ve Düşünce
İngilizlerin çok güzel bir sözü vardır. En iyi anlaşan çiftler birbirleri için şu ifadeyi kullanırlar: Biz 1+1=2 olmadık. Biz iki tane 1 yan yana geldik ve 11 olduk. Yani bu şu demektir. Karşınızdaki kadını ya da erkeği değiştirme ihtiyacı gütmeden birlikte olmaya devam ederseniz daha çok kazançlı çıkarsınız. Bir erkeğin önceden nasıl paylaşımlar yaptığını bildiği ve siyasi düşüncesini az çok bildiği bir kadının hayatına girdikten sonra müdahale etmek istemesi bana çok da adil gelmiyor. Konu Kazancı Bedih'ten; ne ara kıyafete, çocuk mevzusundan insan vurmaya ya da paylaşımlarının siyasiliğine müdahale etmeye geldi ben anlamadım. Ya ben bi yeri atladım kesin. O kadar istediğin şeylere evet dedim. O kadar verdiğim sözleri tuttum. Tek iki şeyi değiştirmiyorum diye mi yani... Yapma deli kurt bu kadar vefasız olma. Efe için zaman ver siyasi paylaşım için de senin şu anki konumda bir şey deme hakkın yok.
İlk öykümün izi...
Bazı yolculuklar tek bir sayfayla görünür olur; oysa ardında yüzlerce sayfalık emek, yıllar boyunca sessizce büyüyen bir hayal ve vazgeçmeyen bir çocuk vardır. Bu an, bir zamanlar defterlerine hikâyeler karalayan küçük bir kızın hayaline uzanıyor. 8 yaşındaki Özlem'e... Ve hayallerimden hiç vazgeçmemeyi öğreten Babam'a; minnet, özlem ve sonsuz sevgiyle... 🤍📖
1000Kitap