Eleştiri, bir süre Yapıt'a eşlik eder, sonra yok olur ve bu kez yapıta Okurlar eşlik eder. Yolculuk uzun da ola bilir kısa da. Sonra da Okurlar birer birer ölür ve Yapıt yoluna yal nız devam eder, derken başka Eleştiriler ve başka Okurlar çıkar yoluna. Sonra Eleştiri bir kez daha ölür, Okurlar bir kez daha ölür, Yapıt bu kemik yığını üzerinden geçerek yalnızlıklara yolculuğunu sürdürür. Yapıt'a yaklaşmak, gemiyi onun aydınlığında yüzdürmek kesin ölümün yanılmaz işaretidir, oysa başka Eleştiriler ve başka Okurlar durmaksızın yanaşırlar Yapıt'a, zaman hızla yutar onları da. Sonunda, Yapıt Sonsuzlukta yalnız sürdürür yolculuğunu. Ve bir gün, her şey gıbi Yapıt da ölür, tıpkı Güneş'in söneceği, Yerkürenin, Güneş Sisteminin ve Yıldızların, insanoğlunun yok olacağı gibi. Komedi gibi başlayan her şey trajedi olarak son buluyor.
..oysa tarihin, fahişenin teki olduğunu herkes bilir, diye düşündü Archimboldi. Önemli karar anları yoktur, saniyelerin çoğalmasından ve canavarlıkları
birbirine bağlayan kısa anlardan ibarettir tarih.
Halder'e göre baba, çıkış yolunu ararken körlemesine içine dalınan karanlığa gömülmüş bir geçitti. Yine de oğlanı en azından babasının neye benzediğini anlatma konusunda ısrar etti ama Hans Reiter'den gerçekten bilmedigi
yanıtını aldı. O zaman Halder, oğlana babasının onlarla yașayıp yaşamadığını sordu. Doğduğumdan beri bizimle
yaşıyor, diye yanıtladı Hans Reiter.