"Konuşarak birbirimizin çevresini saran, varlığımızı kaskatı kesen katmanları bir bir çeker, bir elmayı soyar gibi, kendi özümüzü, demek karşılıklı özlerimizi ortaya çıkarırız."
"Böylesi bir tedirginlik insanı nasıl özgür kılabilir ki? Konuştuklarının hiçbir zaman bir başkasına ulaşamayacağını düşünmek, buna inanmak, umutsuzluktan başka ne yaratabilir!.."
Özgürlük uzaklarda bir yerde bizi bekleyen, ulaşılması gereken, mistik ya da ideal bir şey değildir; o buradadır; hemen yanı başımızda; gerçekleştirilmeyi, özgür bırakılmayı bekliyordur.