• Kitap ve sünnetin bildirdiklerinden gafil olmak, hadisle, bilmemek de bunun (daireden dışarı çıkışın) önemli bir sebeb ve güçlü bir etkenidir. Çünkü hadis sayesinde, her devirde dinin sağlam karakteri ortaya çıkar. Onun sayesinde, İslâm ümmetinin düşünce ve hareketlerinde, dinin aslından Peygamberin örnek şahsiyetinden ve sahabe ile tâbiînin hayatlarından ne kadar uzaklaşıldığı ve sapma meydana geldiği sağlam olarak ölçülür.

    Manevî ve fikrî açıdan genel seviyenin üstünde, güçlüve gönüllerde yer eden etkili bir manevî kişiliğe sahip, fikrî huzursuzluğu ve ruh perişanlığını uzaklaştırarak toplumun ölü vücuduna yeni bir ruh üfleyebilecek olan ve İslâm’ın ebedî olduğuna, Şerîat-ı Muhammediye’nin gerçek ve doğru olduğuna gelişmelerin ve ilerlemelerin geniş imkânları karşısında yem bir güven ve güçlü bir inanç meydana getirebilecek herhangi bir yüce dinî şahsiyetin bulunmamasıda bir başka sebebtir.

    Biyografi ve tezkire kitaplarının incelenmesiyle ve olayların, hâdiselerin değerlendirilmesinin ışığı altında 10. asrın tarihini araştırırken; en azından Hindistan’da bu huzursuzluğun ve düşünce bozukluğunun işte bu tabiî sebeplerin önceki asırlara göre daha da arttığı görülecektir. İşte bunun sonucu olarak fikrî huzursuzluk ve parçalayıcı hareketler bu asırda daha çok göze çarpmaktadır.
  • Basın, oldukça önemsiz hatta komik bir olayı bir kaç gün içinde çok önemli bir devlet meselesi haline getirerek, aslında en önemli bir meseleyi kamuoyunun dikkatinden kaçırıp, unutturma gücüne sahiptir.
    Adolf Hitler
    Sayfa 95 - MaviÇatı Yayını
  • YAŞ 5 Anne ve babamın birbirlerine bağırmalarının beni ne kadar korkuttuğunu öğrendim.

    YAŞ 7 Meşrubat içerken gülersem içtiğimin burnumdan geleceğini öğrendim.

    YAŞ 12 Bir şeyin değerini anlamanın en iyi yolunun bir süre ondan yoksun kalmak olduğunu öğrendim.

    YAŞ 13 Annemle babamın el ele tutuşmalarının ve öpüşmelerinin beni daima mutlu ettiğini öğrendim.

    YAŞ 15 Bazen hayvanların kalbimi insanlardan daha fazla ısıttığını öğrendim.

    YAŞ 18 İlk gençlik yıllarımın keder, şaşkınlık, ıstırap ve aşktan ibaret olduğunu öğrendim.

    YAŞ 24 Aşkın kalbimi kırabileceğini ama buna değer olduğunu öğrendim.

    YAŞ 33 Bir arkadaşı kaybetmenin en kestirme yolunun ona ödünç para vermek olduğunu öğrendim.

    YAŞ 36 Önemli olanın başkalarının benim için ne düşündükleri değil benim kendi hakkımda ne düşündüğüm olduğunu öğrendim.

    YAŞ 38 Eşimin beni hala sevdiğini, tabakta iki elma kaldığında küçüğünü almasından anlayabileceğimi öğrendim.

    YAŞ 41 Bir insanın kendine olan güveninin, başarısını büyük oranda belirlediğini öğrendim.

    YAŞ 44 Annemin beni görmekten her seferinde sonsuz mutluluk duyduğunu öğrendim..

    YAŞ 46 Yalnızca minik bir kart göndererek bile birinin gönlünü aydınlatabileceğimi öğrendim.

    YAŞ 49 Herhangi bir işi yaptığımdan daha iyi yapmaya çalıştığımda, o işin yaratıcılığa dönüştüğünü öğrendim.

    YAŞ 50 Sevgi, evde üretilmemişse, başka yerde öğrenmenin çok güç olabileceğini öğrendim.

    YAŞ 53 İnsanların bana, izin verdiğim biçimde davrandıklarını öğrendim.

    YAŞ 55 Küçük kararları aklımla, büyük kararları ise kalbimle almam gerektiğini öğrendim.

    YAŞ 64 Mutluluğun parfüm gibi olduğunu, kendime bulaştırmadan başkalarına veremeyeceğimi öğrendim.

    YAŞ 70 İyi kalpli ve sevecen olmanın, mükemmel olmaktan daha iyi olduğunu öğrendim.

    YAŞ 82 Sancılar içinde kıvransam bile başkalarına baş ağrısı olmamam gerektiğini öğrendim.

    YAŞ 90 Kiminle evleneceğin kararının hayatta verilen en önemli karar olduğunu öğrendim.

    YAŞ 95 Öğrenmem gereken daha pek çok şeyler olduğunu öğrendim.
  • Hiçbir yararı olmayacağını bile bile insan kalmanın çok önemli olduğunu düşünüyorsan, onları yendin demektir...
  • 200 syf.
    ·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
    "Kimdir Bu Mitat Karaman?" kitabı ile gönüllerimizde taht kuran Doğu Yücel'in yeni kitabı, yine çarpıcı, farklı, özgün hikayelerle bizimle. Öncelikle okuduktan sonra yazarın anlatımını ve kalemini özlediğinizi fark ediyorsunuz. Çağdaş bir yazarın, yaşadığı dönemin etkisiyle dikkat çektiği birçok noktayı barındıran hikayeler yine Doğu Yücel tarzında; gündelik hayattan basit örneklerle başlayıp bambaşka bir noktada biten, okuyucu bir anda fantastik bir gerçeklik içine sokan hikayeler... Yazar bunu çok dozunda yapıyor, öyle olsun diye uğraşmadan, kalemden ve kurgudan öyle aktığı için. Bu nokta bence çok önemli çünkü "bir şey olsun diye" yazılmış hiçbir eser okuyucuya geçmiyor, yapay duruyor. Romantizm olsun, fantastik olsun, gerilim olsun, macera olsun, edebi olsun diye değil, olması gerektiği gibi üretilmesi bir eseri değerli kılar. Bu nedenle Doğu Yücel artık yolunu çizmiş, kendi tarzında yazan özgün bir kalemdir.
    Kitaba dönersek, yazarın sinema sevgisinin kitaplarına çok yansıdığını düşünüyorum, zaman zaman sahneler cümlelerden çıkıp bir sinema perdesine koşuyor sanki. Bu da hikayelerin akıcılığını arttırıyor.
    Kendini özletecek, ara ara tekrar okunacak, iz bırakan bu hikayeler için teşekkürler ve tebrikler sevgili Doğu Yücel.
  • Sadece Aptallar 8 Saat Uyur gerçekten çok güzel bir kitap içinde acayip şeyler var bence sizde okuyun
    İçinde bir kızın bir üç harfli ile bir yolculuğa çıkıp tembelin nasıl nedenlere yol açtı nı anlatıyor
    Hep aklımda bir şey vardı ve ben onu kitapta buldum
    Ama size söyleyemem kitabın bir sayfasında önemli bir bilgi var dikkatlice okursanız anlarsınız tabi 8 saat uyumuyorsanız
    Ben kitabı sevdim gayet güzel öneririm
    Takip etmeyi unutmayın!