• Hacı Bakkal, Abdülhamit’in aşçılarındandı. 31 Mart’ta, başına ak sarık sarıp çok oyunlar göstermiş, ortalık yaştan sonra “Kâbe’den geliyorum” diyerek köşe başına bakkal dükkânı açmış.
  • "Bazen bir konuda çok fazla endişelendikten sonra tüm o endişelerin boşa çıkması komik."
  • Buraya kadar ki içsorgum olasiliklarin insanlarin hayatlari ve oteki hayatları uzerindeki etkilerinin adaletli olup olmadigi buradan sonraysa zaman kavraminin kendisinin cennet veya cehennemde yargılama konusunda ne kadar acımasız olabileceği ve kendimce mantıksızlıği.
    *** ** ***
    Demem o ki sonsuz olasılık var.
    Müslümanlıkta tanrı, olacak herşeyi bir kitaba yazmıştır denir(metaforik olarak kullanılıyor bu herhalde deftere niye yazsın, herseyi kesin olarak bildiğini ima etmesi için) bu kitapta tek seferde yazılıp kapağı kapatılan bir kitap ve değişmeyeceğinede göre, tanrı mutlak(olasiliklarin olmadığı dedigimde, olasılıkların yaşanmayacakları tanriya gore kesin olduğu için önemsiz olduğunu anlayin olasılıklar kağıt uzerinde kesinlikle vardirlar) tek ve geçerli zamanı görebilme yetisine sahiptir diyebiliriz.
    *** ** ***
    Laplace diye biri, ortaya bir varlık attı laplace şeytanı diye. Daha metafizik veya belirsizlik ilkesi ortalarda yok iken makro evrene hükmeden yasaların belirli bir düzende, belirlilikte olduğuna inanılıyordu. Bilimsel determinizm deniyor buna ve bu şeytanda bununla doğdu, kısaca diyordu ki laplace, eğer bu varlık, evrene saçılmış tüm maddelerin, ayrı ayrı her birine etki eden kuvvetleri bilirse, bulunduğu evrenin herhangi zamanında seçilmiş bir noktadan gecmisini ve geleceğini bilen bir varlık olur.
    Buradan anladığımız şey, evrenin tek bir zaman çizgisi olabileceği bir çember dimi? Maddelerin dogru bir şekilde ne yapacağını kesin olarak biliyorsa başta bahsettiğim dallanan ağaçtan çok, kesin bir yuvarlak zamana sahip oluruz, herşey bellidir cünkü, bu zaman anlayışında olasılığa, beklenmeyen bir şeyin gerceklesmesine imkan yoktur, farklı gerçekliğe yer yoktur. Yani atıyorum o ali o saatte oraya her türlü gidecekti ve vurulacaktı. Başka hiçbir olasılık yoktu biri bi anda çıkıp, 'torbalarımı araba götürmeme yardımcı olur musunuz?' lafıyla veya herhangi bir başka seyle ölümünü engelleyemezdi. Ne dedik yuvarlak zaman herşey çoktan olmuş veya olmayı bekliyor, bir yuvarlağın sonu yoktur. Yuvarlakta bir noktaya parmağınızı koyun, bu nokta, zamanda hergangi bir olayı temsil etsin, ve o noktadan sağa veya sola kaydirin parmaginizi olaylar neden sonuca bagli gelisecektir ve 359uncu derece sondur ama 360dereceyi tamamlayıp parmaginiz ilk seçtiğiniz noktaya geldiğinde aynı olaya gelirsiniz, ve o olayin tekrar yaşanması icin çemberde ki olaylarin değişmemesi gerekir, herşey tekrar yaşanır veya yaşanmaz mesele o değil hersey gecmisi ve gelecegiyle vardır (dark dizisindeki ilk sezon gibi 2.sezonu izlemedim) dairedeki olayları degiştirmek imkansizdır, bakın "eğer" dairesel(bundan sonra dairesel diyince olasiliksiz,tek zaman kavrami gelsin aklınıza) bir zaman var ise ne biz zaman boyutunda kapana kisilmişken, tanrinin kitabina onceden yazdığı yazgiyi değiştirebiliriz (kitapta yazanları,yani geleceği bilmeden). Ne de (suan icin bu ornek absurt amacim birseyi orneklemek) zaman yolculuğu yapabilecegimiz bir yılda şimdi ki zamanimizda birşeyden rahatsiz olup gecmise(gelecegi bildiginiz) gidip geleceğin, zaman yoculugu yapmadan önce bulundugunuz zamanda olaylarin varoldugu gibi olmadığı bir gelecek yaratmayı başarabiliriz. İlahi zamana göre olaylar şöyle işler
    örneğin kuzeniniz var ve sizin bir yakınınızı öldürdü, onu geçmise gidip bu olay yaşanmasın diye öldürmeye karar verirsiniz, çocukluğuna gidip onu boğup bir yere atarsınız kendi zamaniniza geldiğinizde hiçbir şeyin değişmediğini görürsünüz çünkü kuzeninizi tam boğamamışsınızdır. Ve zaten büyük ihtimalle, sizin yakininizın "katlinden" sonra geçmişe gidip "katil"i boğmaya çalışmanız, ona çocukluk travması yaşatıp katil bir kişilik yaratma kapısını aralamıştır. Zaten en başında siz geçmiş gidip o çocuğu öldürmeye karar verdiğinizde bile bunu başaramayacaginiz bellidir çünkü zaten simdiki zamaninizda o çocugun buyumus hali varsa gecmiste ölmemesi gerekmektedir.
    Ne alaka diyorsun bunu dememin amacı size şunu biraz daha açmaya calismak, ilahi zamanda (tanrinin zamanında) degişme olamaz. Çoklu evren diye birsey olasilik diye birsey yoktur.
    değiştirme şansın varmiş gibi gözükür,saçma sapan birşey yaparak normalde yapmayacağım ve dolayısıyla gercekligimdede olmamasi gereken birsey yaptigim icin gelecegimi degistirdigimi dusunebilirim ama öyle değil, mesela, telefonum caldı beni annem çağırıyor ve ayni anda arkadasim aradı o da cagiriyor, ben diyebilirim ki seçme sansim var özgürüm, özgür oldugunu bile bile hatta daha da genisletmek amaciyla dersin ki normalde 2sinden birini yapmam olasılıkli yani tahmin edilebilir, 2sinide yapmıyorum gidip bi sahile oturucam kitap okurken amuda kalkıcam, sonra düşünürsün bunu yapabileceğimi hangi varlik bilebilir ki ben bile 1sn de karar verdim ama halbu ki o seçiminde belliydi ve degistirilemezdi çunku o varlik (tanri) telefonun caldiginda senin bu düşünce dizinini, o düşünce dizinine sebep verebilecek beynindeki her türlü kimyasalı(duyguları) veya senin onu seçmenle seçmemen arasındaki olasılıkta en ufak önem arz eden unsurları, bilgi kırıntılarını bilme yetisine sahip olduğu için (senin aklına 1sn de gelmesi onemsiz) senin bunu yapacagini biliyordu. Matematik gibi düşünün her bir aksiyon anında yapılacak eyleme etki eden geçmişten gelen ve güncel unsurlar denkleme alınır x(sonuç, Aksiyon) bulunur. Yani sen o varlığın senin için çizdiği kaderi (yuvarlağı) ne kadar bozmaya çalışırsan çalış asla başaramazsın.
    Yani sen yaptiğin eylemleri özgür iradenle yapsanda bu özgür irade sonuçta belli ve tanriya gore her an yasaniyor veya yaşanmış. Tanriya gore biz ruh iken soz verdigimizde coktan dunyanin sonu gelmişti tanriya gore isa dunyaya gonderildiginde yine coktan muhammedde gonderilmisti, film gibi düşünün, biz filmin oyunculariyiz, filmin her dakikasında ne yapacağımız bellidir film bir kere çekilmiş ve izlenime sunulmustur tanriysa media playerindan filmi geri sarabilir ileri sarabilir belli bir sahneyi durdurabilir veya sonsuza kadar izleyebilir tanri evrenle birlikte bir film yaratti, ve istedigi zamanina erisme ozgurlugu var.
    Yani tanrinin o yazmış oldugu kitap degistirilemez, onun zaman algisi nihaidir. Bizdeyse maks şu olabilir, Determinizm ilkesiyle tezatlık icinde olan ilkelerden biri belirsizlik ilkesidir.
    Determinizm ve nedensellikden laplace seytani doğmadı mi? Bu seytan nedenselligin ihlali gecerli olmadigi durumlarda tum maddelerin ozelliklerini bilirse geçmişi gelecegi tahmin edebilme yetisine sahip degil mi? Nedensellik varsa ve evrenimiz tek evrense, buda tanrinin kitabina yazdigi kader gibi tektir ve degismezdir degil mi? Benziyorlar yani. Ama nedenselligin ihlali olmadigi durumlarda dedik, öncesinde de belirsizlik ilkesi determinizm(belirlilik) ilkesiyle tezatlık olusturur dedik. Belirsizlik ilkesi şudur, siz bir şeyin bir spesifik özelliğini ne kadar kesin olcerseniz diger özelliklerini ölçmeniz bir o kadar "az kesin" olacaktır. Hizini tam mi ölçtün, konumunu kesin ölçemezsin, konumunu yalnızca en iyi sekilde "tahmin edebilirsin", suralarda diyebilirsin, gibi. Burda belirsizlik, bizim insan aklının mantik cerceveside hayal edebilecegi "gelecegi en dogru tahmin edebilen varlik" kavramına bariz bir kisitlama getiriyor, laplace seytani çalişamaz yani en azından kesin tahminlerde bulunamaz. En başta bahsettigim olasiliklara geliyorum simdi, olasılıklarda burda doğar, tanri icin olasiliklar olmasa da, bizim için hala vardir bizim gelecegi en iyi şekilde tahmin edebilecek varlığımizi update edersek kabaca soyle birseye ulasiriz. Gelecegi tahmin edebilir, ama kesin, tek bir tahmin seklinde değil, gelecekte şunlar şunlar olabilir, şunun olma olasiligi sudur bunun ki budur gibi.
    Örneğin bir bozuk paramiz var elimizde ve yazi tura aticaz bunun sonucunu 3 farkli varliga göre yazalim.
    1)Biz insanlara göre yazi tura şanş işidir, elinde meteliği olan, parayi atmadan sorar yazi mi tura mı? O an ne hissediyorsan soylersin ve kazanirsin veya kaybedersin, şanş geçerli olan faktördür.
    2)Tanriya göre, biz yazi turayi atmadan zaten bunu bildigi icin ve ona gore tek bir zaman oldugu icin kitapta yazan neyse o gelicektir zaten mehmetle ahmet yazi tura atti yazi geldi, o bunu zaten biliyordu tum zamana erisimi oldugu icin.(yalnızca determinizm ve nedensellikten olusan laplace şeytanimizda ayni sekilde kesin bilirdi bunu ama bu suanki bilime göre geçersiz)
    3)Ama belirlilik ve belirsizlik ilkesiyle harmanlanmis laplace şeytanina göreyse (suan icin gelecek ongorusu yapabilecek en mantıki varligimiz olan) şöyle olur, parayi atan herifin parayi atma hizi, yazi mi yoksa tura mi ustteyken atması, ruzgar hizi, yukariya atma mesafesi, parayi atarken dokundugu yer vs vs yani o paraya etki eden tum unsurlari bilir ve kesine yakin bir sonuca varir(bu is yazi tura gibi 2sonucun gerceklesebilecegi bir gelecek tahmini oldugu icin 99 gibi yuksek bi oranda doğru tahmin edicektir olasiliklar herzaman 99a 1 kadar basit olmaz cunku her zaman 2sonucun gerceklesebilecegi bir tahmin olmaz veya okadar kolay olmaz) kesine yakın bir sonuç, bu ne demek? Hala diger gercekligin gerceklesme olasiligi var, yüzde 1bile olsa belirsizlik bize küçük de olsa olasiligi az olanin gerceklesme olasılığını olduğunu soyler.
    Yani metin ve alinin hikayesinin tanrisal zamanı aciklamaya basladiktan sonra sacma oldugunu dusunenler olmuştur o tanrisal zaman, bizim gercekligimiz aslinda örnek 1, şansa gore yaşıyoruz ama 2nasil tanrinin nihai zamaniysa bizim de nihaimiz 3. Ornektir her ne kadar kesin tahmin yapamasakta kesine yakın tahminler yapabilecek bilgisayarlar yapabiliriz, hadi yapamadik en azından kagit üstünde bir olasılıktır bu ve Tanrı bize bunu "olasılıklı" kilmiştir. Peki soruyorum
    *** ** ***
    Tüm bunları bu olasiliklari veya kendine gore olasılıksızlikları ve benim aklimin almayacagi, alinanlarin da hepsini buraya yazamayacagim birsürü şeyi, onceden bilen ve cennet cehennem olayinin ne kadar saçma olabilecegini (hem olasilikarin var olduğu hemde olmadigi zaman algisinda) cesitli nedenlerden dolayi inananlarin yaninda, inanmayanlarinda olacagini zaten bilen tanri neden böyle gereksiz bir şey yapiyor ki? Allah beni herseyi bildigi halde neden cehennemde sonsuza kadar yakiyor allah mazoşist mi?
  • Buraya kadar ki içsorgum olasiliklarin insanlarin hayatlari ve oteki hayatları uzerindeki etkilerinin adaletli olup olmadigi buradan sonraysa zaman kavraminin kendisinin cennet veya cehennemde yargılama konusunda ne kadar acımasız olabileceği ve kendimce mantıksızlıği.
    *** ** ***
    Demem o ki sonsuz olasılık var.
    Müslümanlıkta tanrı, olacak herşeyi bir kitaba yazmıştır denir(metaforik olarak kullanılıyor bu herhalde deftere niye yazsın, herseyi kesin olarak bildiğini ima etmesi için) bu kitapta tek seferde yazılıp kapağı kapatılan bir kitap ve değişmeyeceğinede göre, tanrı mutlak(olasiliklarin olmadığı dedigimde, olasılıkların yaşanmayacakları tanriya gore kesin olduğu için önemsiz olduğunu anlayin olasılıklar kağıt uzerinde kesinlikle vardirlar) tek ve geçerli zamanı görebilme yetisine sahiptir diyebiliriz.
    *** ** ***
    Laplace diye biri, ortaya bir varlık attı laplace şeytanı diye. Daha metafizik veya belirsizlik ilkesi ortalarda yok iken makro evrene hükmeden yasaların belirli bir düzende, belirlilikte olduğuna inanılıyordu. Bilimsel determinizm deniyor buna ve bu şeytanda bununla doğdu, kısaca diyordu ki laplace, eğer bu varlık, evrene saçılmış tüm maddelerin, ayrı ayrı her birine etki eden kuvvetleri bilirse, bulunduğu evrenin herhangi zamanında seçilmiş bir noktadan gecmisini ve geleceğini bilen bir varlık olur.
    Buradan anladığımız şey, evrenin tek bir zaman çizgisi olabileceği bir çember dimi? Maddelerin dogru bir şekilde ne yapacağını kesin olarak biliyorsa başta bahsettiğim dallanan ağaçtan çok, kesin bir yuvarlak zamana sahip oluruz, herşey bellidir cünkü, bu zaman anlayışında olasılığa, beklenmeyen bir şeyin gerceklesmesine imkan yoktur, farklı gerçekliğe yer yoktur. Yani atıyorum o ali o saatte oraya her türlü gidecekti ve vurulacaktı. Başka hiçbir olasılık yoktu biri bi anda çıkıp, 'torbalarımı araba götürmeme yardımcı olur musunuz?' lafıyla veya herhangi bir başka seyle ölümünü engelleyemezdi. Ne dedik yuvarlak zaman herşey çoktan olmuş veya olmayı bekliyor, bir yuvarlağın sonu yoktur. Yuvarlakta bir noktaya parmağınızı koyun, bu nokta, zamanda hergangi bir olayı temsil etsin, ve o noktadan sağa veya sola kaydirin parmaginizi olaylar neden sonuca bagli gelisecektir ve 359uncu derece sondur ama 360dereceyi tamamlayıp parmaginiz ilk seçtiğiniz noktaya geldiğinde aynı olaya gelirsiniz, ve o olayin tekrar yaşanması icin çemberde ki olaylarin değişmemesi gerekir, herşey tekrar yaşanır veya yaşanmaz mesele o değil hersey gecmisi ve gelecegiyle vardır (dark dizisindeki ilk sezon gibi 2.sezonu izlemedim) dairedeki olayları degiştirmek imkansizdır, bakın "eğer" dairesel(bundan sonra dairesel diyince olasiliksiz,tek zaman kavrami gelsin aklınıza) bir zaman var ise ne biz zaman boyutunda kapana kisilmişken, tanrinin kitabina onceden yazdığı yazgiyi değiştirebiliriz (kitapta yazanları,yani geleceği bilmeden). Ne de (suan icin bu ornek absurt amacim birseyi orneklemek) zaman yolculuğu yapabilecegimiz bir yılda şimdi ki zamanimizda birşeyden rahatsiz olup gecmise(gelecegi bildiginiz) gidip geleceğin, zaman yoculugu yapmadan önce bulundugunuz zamanda olaylarin varoldugu gibi olmadığı bir gelecek yaratmayı başarabiliriz. İlahi zamana göre olaylar şöyle işler
    örneğin kuzeniniz var ve sizin bir yakınınızı öldürdü, onu geçmise gidip bu olay yaşanmasın diye öldürmeye karar verirsiniz, çocukluğuna gidip onu boğup bir yere atarsınız kendi zamaniniza geldiğinizde hiçbir şeyin değişmediğini görürsünüz çünkü kuzeninizi tam boğamamışsınızdır. Ve zaten büyük ihtimalle, sizin yakininizın "katlinden" sonra geçmişe gidip "katil"i boğmaya çalışmanız, ona çocukluk travması yaşatıp katil bir kişilik yaratma kapısını aralamıştır. Zaten en başında siz geçmiş gidip o çocuğu öldürmeye karar verdiğinizde bile bunu başaramayacaginiz bellidir çünkü zaten simdiki zamaninizda o çocugun buyumus hali varsa gecmiste ölmemesi gerekmektedir.
    Ne alaka diyorsun bunu dememin amacı size şunu biraz daha açmaya calismak, ilahi zamanda (tanrinin zamanında) degişme olamaz. Çoklu evren diye birsey olasilik diye birsey yoktur.
    değiştirme şansın varmiş gibi gözükür,saçma sapan birşey yaparak normalde yapmayacağım ve dolayısıyla gercekligimdede olmamasi gereken birsey yaptigim icin gelecegimi degistirdigimi dusunebilirim ama öyle değil, mesela, telefonum caldı beni annem çağırıyor ve ayni anda arkadasim aradı o da cagiriyor, ben diyebilirim ki seçme sansim var özgürüm, özgür oldugunu bile bile hatta daha da genisletmek amaciyla dersin ki normalde 2sinden birini yapmam olasılıkli yani tahmin edilebilir, 2sinide yapmıyorum gidip bi sahile oturucam kitap okurken amuda kalkıcam, sonra düşünürsün bunu yapabileceğimi hangi varlik bilebilir ki ben bile 1sn de karar verdim ama halbu ki o seçiminde belliydi ve degistirilemezdi çunku o varlik (tanri) telefonun caldiginda senin bu düşünce dizinini, o düşünce dizinine sebep verebilecek beynindeki her türlü kimyasalı(duyguları) veya senin onu seçmenle seçmemen arasındaki olasılıkta en ufak önem arz eden unsurları, bilgi kırıntılarını bilme yetisine sahip olduğu için (senin aklına 1sn de gelmesi onemsiz) senin bunu yapacagini biliyordu. Matematik gibi düşünün her bir aksiyon anında yapılacak eyleme etki eden geçmişten gelen ve güncel unsurlar denkleme alınır x(sonuç, Aksiyon) bulunur. Yani sen o varlığın senin için çizdiği kaderi (yuvarlağı) ne kadar bozmaya çalışırsan çalış asla başaramazsın.
    Yani sen yaptiğin eylemleri özgür iradenle yapsanda bu özgür irade sonuçta belli ve tanriya gore her an yasaniyor veya yaşanmış. Tanriya gore biz ruh iken soz verdigimizde coktan dunyanin sonu gelmişti tanriya gore isa dunyaya gonderildiginde yine coktan muhammedde gonderilmisti, film gibi düşünün, biz filmin oyunculariyiz, filmin her dakikasında ne yapacağımız bellidir film bir kere çekilmiş ve izlenime sunulmustur tanriysa media playerindan filmi geri sarabilir ileri sarabilir belli bir sahneyi durdurabilir veya sonsuza kadar izleyebilir tanri evrenle birlikte bir film yaratti, ve istedigi zamanina erisme ozgurlugu var.
    Yani tanrinin o yazmış oldugu kitap degistirilemez, onun zaman algisi nihaidir. Bizdeyse maks şu olabilir, Determinizm ilkesiyle tezatlık icinde olan ilkelerden biri belirsizlik ilkesidir.
    Determinizm ve nedensellikden laplace seytani doğmadı mi? Bu seytan nedenselligin ihlali gecerli olmadigi durumlarda tum maddelerin ozelliklerini bilirse geçmişi gelecegi tahmin edebilme yetisine sahip degil mi? Nedensellik varsa ve evrenimiz tek evrense, buda tanrinin kitabina yazdigi kader gibi tektir ve degismezdir degil mi? Benziyorlar yani. Ama nedenselligin ihlali olmadigi durumlarda dedik, öncesinde de belirsizlik ilkesi determinizm(belirlilik) ilkesiyle tezatlık olusturur dedik. Belirsizlik ilkesi şudur, siz bir şeyin bir spesifik özelliğini ne kadar kesin olcerseniz diger özelliklerini ölçmeniz bir o kadar "az kesin" olacaktır. Hizini tam mi ölçtün, konumunu kesin ölçemezsin, konumunu yalnızca en iyi sekilde "tahmin edebilirsin", suralarda diyebilirsin, gibi. Burda belirsizlik, bizim insan aklının mantik cerceveside hayal edebilecegi "gelecegi en dogru tahmin edebilen varlik" kavramına bariz bir kisitlama getiriyor, laplace seytani çalişamaz yani en azından kesin tahminlerde bulunamaz. En başta bahsettigim olasiliklara geliyorum simdi, olasılıklarda burda doğar, tanri icin olasiliklar olmasa da, bizim için hala vardir bizim gelecegi en iyi şekilde tahmin edebilecek varlığımizi update edersek kabaca soyle birseye ulasiriz. Gelecegi tahmin edebilir, ama kesin, tek bir tahmin seklinde değil, gelecekte şunlar şunlar olabilir, şunun olma olasiligi sudur bunun ki budur gibi.
    Örneğin bir bozuk paramiz var elimizde ve yazi tura aticaz bunun sonucunu 3 farkli varliga göre yazalim.
    1)Biz insanlara göre yazi tura şanş işidir, elinde meteliği olan, parayi atmadan sorar yazi mi tura mı? O an ne hissediyorsan soylersin ve kazanirsin veya kaybedersin, şanş geçerli olan faktördür.
    2)Tanriya göre, biz yazi turayi atmadan zaten bunu bildigi icin ve ona gore tek bir zaman oldugu icin kitapta yazan neyse o gelicektir zaten mehmetle ahmet yazi tura atti yazi geldi, o bunu zaten biliyordu tum zamana erisimi oldugu icin.(yalnızca determinizm ve nedensellikten olusan laplace şeytanimizda ayni sekilde kesin bilirdi bunu ama bu suanki bilime göre geçersiz)
    3)Ama belirlilik ve belirsizlik ilkesiyle harmanlanmis laplace şeytanina göreyse (suan icin gelecek ongorusu yapabilecek en mantıki varligimiz olan) şöyle olur, parayi atan herifin parayi atma hizi, yazi mi yoksa tura mi ustteyken atması, ruzgar hizi, yukariya atma mesafesi, parayi atarken dokundugu yer vs vs yani o paraya etki eden tum unsurlari bilir ve kesine yakin bir sonuca varir(bu is yazi tura gibi 2sonucun gerceklesebilecegi bir gelecek tahmini oldugu icin 99 gibi yuksek bi oranda doğru tahmin edicektir olasiliklar herzaman 99a 1 kadar basit olmaz cunku her zaman 2sonucun gerceklesebilecegi bir tahmin olmaz veya okadar kolay olmaz) kesine yakın bir sonuç, bu ne demek? Hala diger gercekligin gerceklesme olasiligi var, yüzde 1bile olsa belirsizlik bize küçük de olsa olasiligi az olanin gerceklesme olasılığını olduğunu soyler.
    Yani metin ve alinin hikayesinin tanrisal zamanı aciklamaya basladiktan sonra sacma oldugunu dusunenler olmuştur o tanrisal zaman, bizim gercekligimiz aslinda örnek 1, şansa gore yaşıyoruz ama 2nasil tanrinin nihai zamaniysa bizim de nihaimiz 3. Ornektir her ne kadar kesin tahmin yapamasakta kesine yakın tahminler yapabilecek bilgisayarlar yapabiliriz, hadi yapamadik en azından kagit üstünde bir olasılıktır bu ve Tanrı bize bunu "olasılıklı" kilmiştir. Peki soruyorum
    *** ** ***
    Tüm bunları bu olasiliklari veya kendine gore olasılıksızlikları ve benim aklimin almayacagi, alinanlarin da hepsini buraya yazamayacagim birsürü şeyi, onceden bilen ve cennet cehennem olayinin ne kadar saçma olabilecegini (hem olasilikarin var olduğu hemde olmadigi zaman algisinda) cesitli nedenlerden dolayi inananlarin yaninda, inanmayanlarinda olacagini zaten bilen tanri neden böyle gereksiz bir şey yapiyor ki? Allah beni herseyi bildigi halde neden cehennemde sonsuza kadar yakiyor allah mazoşist mi?
  • "Annem 13 yasinda evlendirilmis. "Ahırda yeni doğmus buzağıyla oynuyordum. Alninda bir tutam saç vardi hic unutmuyorum... kemik taragini calmistim yengemin. Buzaginin saclarini tariyordum." Abim geldi bir kufur etti sonra ensemden tuttu. Koca kadin oldun oyun mu oynuyorsun hala? Yuru seni verdik. Dedi. Verilecek birsey miydim ben? Yengemden taragini istesem vermezdi. Ben neden bu kadar kolay verildim...?"
    30 koyun.1 hamile At.. 11 Reşadiye karsiligi verilmiş.. anneannemin tek kizi ustelik 8 erkekten sonra... 7 yasina kadar emzirdigi kizi. Eski ford minibuse bindirdiklerinde aklinda kalan tek sey arabanin onune süsledikleri oyuncak bebekmis. Donup arkaya baktiginda yerde baygin annesini gormus.. 11 kisilik bir ailenin en buyuk oglu ile evlenmis. Buyuk derken lise 2 ogrencisi. Kazanla yemek pisermis. Derki:"benle gorumcem kazana girip denizcilik oynardik. Bursada deniz var uzerinde gemiler var diye uzerinede hayal gucumden ekleyerek tuhaf hikayeler anlatirdim benden kucuk gorumcelerime" bir suc islense evde sira dayagindan gecermis. Cocuklar bardak kirdi onuda doverlermis.. evdeki kucuk bebeler ona anne dermis.. cok sevinirmis. Evcilik oynadigini dusunurmus. Karni buyurmus... karninda birsey varmis... Demet ablam. Sonra 6 aylikken kucaginda bir burun deliginden süt degerinden kan gelen ardindan "cok sukur uyudu" dedigi ama hic uyanmayacak olan mavis kizi Demet.
    Yaş 14. Artik farkinda Bir evlat ve bir cocukluk kaybettiginin. Yas 15. Artik farkinda tekrar hamile oldugunun ve bakimsizliktan bobreklerini kaybetme raddesine geldiginin. Yas 16. Artik farkinda cılız ve surekli hasta bir kizinin oldugunun. Adı özlem. Cunku kocasi asker cekiyor dibine kadar özlem. Ve karninda ben. Yas 18. Dizinde Ben.. gögsunde Özlem... bu da kız.. beceriksiz. Hem beceriksiz hem hastalikli... baba evine birak gel denilerek biniyor trene babamla. O gunden sonra ne babam birakiyor annemi nede bursa onlari. Ilk is hastaneye gitmek. Doktor kiziyor babama "ölduruyosunuz sonra can ver diyorsunuz. Ben ne yapayim bu cocuga simdi bobrekleri sirf iltihap?" Babam cikariyor askerlik kagidini. 4 gun once terhisim. Bilmiyordum diyor... sonra Umut doguyor sonra yeni bir yasam basliyor umudumuz olsun diye. Mavis umut. Tıpkı demet ablasi. Yaş 22. Insan annesinin 22 yasini hatirlar mi? Ben hatirliyorum. Karni burnunda. Karninda Fatih var. Siyah uzun saclarini yemyesil gozlerini. Sonra o ciliz yesil gozlu ozlem cok hastalaniyor. Doktor demis bu daha anne karninda hastaymis. Kronik bobrek yetmezligi.. bitmek bilmeyen diyaliz seanslari. Annem cok vakur durdu. Icten curudu. Cocuk bedenine yuklenen agirliklar 46 yasinda bir kalp krizi ile patlak verdi. Kalbin çatlamis demisti doktoru hic unutmuyorum. Kalp kapakciklari degisti.
    Ama çocuk gelinler hala degismedi..

    Değişmez de zihniyetini siktiklerimin yüzünden..
  • Son zamanlarda hepimizin içini parçaladığı hayret ettiği yok artık dedirten kadınlarımızın çocuklarımızın başına gelen olaylar bir hayli üzüyor ama iki gün sonra unuturuz. Burası belki yeri değil bu platformun amacına çıkıyoruz birilerinin yüreğine dokunuruz belki diye paylaşmak istiyorum. İnsanlar diye başlayan cümlelerden çok sıkıldık diye düşünüyorum. Çok severiz birbirimizin arkasından konuşmayı gıybet edip yalan söylemeyi yahu çuvaldızı bir batır kendine iğne sonraya kalsın... Başımıza gelen herşeyin tek sorumlusu hep başkalarımı değil tabiki şapkayı önümüze alıp düşünmek gerekiyor. Ben şuraya dikkat çekmek istiyorum. Çocuklar Dünya'nın en güzel şeyleri dimi...Burda Çok sevdiğimiz Nenemizin çocuk yetiştirmekle ilgili çocuklarına çok güzel nasihatları vardı rahmetlinin bir içinde yatsın. Siz çocuklarınıza yemek yaparken okula uğurlarken beraber paylaşırken dua ediyor musunuz? diye sorardı. Söyle söyliyim nenem yemek yaparken Besmele ile başlar Şifa olsun çocuklarıma aşk ile sevgi ile şuan benim bilmediğim daha ne dualar böyle çocuk yetiştirirdi simdi ki gibi televizyon başında yemek yaparken bir yandan çocuğuna saydırıp bir yandan yemeği karıştıran anneler çocuğu okula götürürken facebook tan gözünü alamayan anneler...Git başımdan film başlıycak hazırla kendine birşeyler çok uzattim söylediğiniz o anda ki kötü sözler daha ağzıma alamadığım nice söylenenler çocukların yediği içtiği her şeye sirayet ediyor gerçekten bütün samimiyetimle söylüyorum birçok yerde okudum. Başta pek inanmadım ama gerçekten O nenemizin de yaptığı leziz yemekten sonra bunu anlayabiliyoruz sonra ne oluyor o söylene söylene yapılan içecek ve yiyecekleri yiyen çocuklar anneye babaya saygısız çocuğa söz geçiremeyen anne baba ortaya çıkıyor. Ben inanıyorum buna yahu sevgini duanı koyduğun o yemek kötü olur mu hiç olmaz bunu yiyen çocuk da hoş olur güzel olur. Her çocuk anne babanın eseridir. Çocuğa bağırıp çağırmak yerine ben nerde yanlış yapıyorum sorgulamalı ama kime sorsan herkes suçsuz nerden çıkıyor bu bizlere zarar veren insanlar yahu tatlı dilin yılanı bile deliğinden çıkarmışlar doğurmakla anne baba olunmuyor maaalesef hayatınıza anlam katan çocuklarınıza sevdiklerinize duanın nasıl bir mucizesi olduğunu görüceksiniz..
  • Derdimi çok iyi biliyorum da, hiç iyi anlatamıyorum. Kendi kendime çok güzel anlatıyorum da, oturup biriyle konuşayım dediğimde olmuyor. Aklımdakinin onda biri, içimdekinin yüzde biri anca dile geliyor. Gerisi içimde kalıyor. Kendinden de sıkılıyor insan bir süre sonra. İyi anlaşmak yetmiyor bazen.