“Gözleri karşılaştı ve nedense Çekunov’un alt dudağı titreyiverdi. Dudakları tuhaf bir hareketle çarpıtıp dişlerini gösterdi, sonra hızla, sanki istemeye istemeye, başıyla ölüyü çavuşa göstererek:
— Bunun da bir anası vardı! deyip bir köşeye çekildi.
Bu sözlerin bıçak gibi yüreğime saplandığını hatırlıyorum… Neden böyle söylemişti, nereden aklına gelmişti? Ölüyü kaldırmaya başladılar. Yatakla beraber götüreceklerdi; saman hışırdadı, o sessizlikte prangalar gürültüyle şangırdayarak aşağı sarktı… Prangaları topladılar. Sonra ölüyü götürdüler. Birdenbire bütün koğuş bir ağızdan konuşmaya başladı. Koridordan çavuşun birini demirciye gönderdiği duyuldu. Ölünün demirlerini çıkarmak lazımdı…