Mesut Kara, edebiyat çalışmalarının yanı sıra, 15 yıla yakın sinema yazarlığı ve ayrıca reklam alanında sanat yönetmenliği yapmakta olan entelektüel bir kişilik. Yeşilçam Hatırası, o kadar dolu ve güzel bir eser ki, Yeşilçam’ın o özlenen sıcacık yıllarına götürüyor sizi. @agorakitapligi’nın sanat kitaplarını okumayan çok şey kaybeder, tavsiye.
Mesut Kara, bu çalışmasında, Yeşilçam sinemasına mal olmuş, nitelikli jön, yönetmen, senarist ve eleştirmenleri ele alıyor. Ayhan Işık’ın aslında Ayhan Işıyan olması ve güzel sanatlarda eğitim görmesi, Belgin Doruk’un çalkantılı hayatı ve mutsuz evlilikleri, Sadri Alışık’ın hayatımıza girişi, Çolpan İlhan’la yaşadığı nefretin aşka dönüşü, Yeşilçam’ın vazgeçilmez kötü kadın imajının yaratıcısı Neriman Köksal, yaşamıyla beni çok üzen ve Prodüktörler Cemiyeti’nin içkisini bahane edişine karşın gazete yayımladığı o müthiş savunma yazısı, Erol Taş’ın kötü ağayı büyük yetenekle canlandırdığı İnce Cumali’nin gösteriminden sonra, sahneye çıkıp konuşma yapacağı sırada kendisine fırlatılan nesnelere karşı, “Atın atın, siz bana taş değil, ekmek atıyorsunuz,” güzellemesine karşı alkışlanması, Halil Refiğ’in toplumsal gerçeklik sinemasının ilk adımlarını atışı, Nazım Hikmet’in 19 yaşında gittiğim Sovyetler Birliği’nde Moskova Meydan’ında izlediği “açlık.. açlık.. açlık..” adlı belgesel çok etkilenmesi ve şiir anlayışında Mayakovski’den çokça etkilenmesi, Mümtaz Orhan mahlasını kullanarak Tosun Paşa ve Kanlı Nigar filmlerinin senaryosuna imza atması, Yeşilçam’ın senaryo fabrikası ve dönemin sinemasını epey küçük düşürmek suçlanan Bülent Orhan, aynı şekilde Yeşilçam’ın en çok film çeken, dönem sinemasına zarar vermekle suçlanan Ülkü Erakalın...
⠀
Bir Türkiye gerçeği olan Yeşilçam döneminin işleyişi ve zorlukları, samimiyeti ve