Tayfur SAKALLI

Tayfur SAKALLI
Haç'ın Kilise tarafından vazgeçilmez bir kod ve sembol olarak benimsenmesi, İsadan çok sonra, 350'li yıllarda gerçekleşmiştir. Bu yıllarda Konstantin'in annesi Helena, Filistin topraklarına bir gezi yapmış ve İsa'nın üzerinde idam edildiği haçın bulunması için araştırmalar yapmıştır. Kısa bir araştırmadan sonra bu haç, 300 yıl sonra Helena tarafından bulunuvermiş ve Kudüs Kilisesi'ne armağan edilmiştir. İşte bu müthiş keşiften (!) sonra, Konstantin'in emriyle Haç, Hıristiyanların sembolü olmuştur.
Alıntı
Reklam
15. yüzyılda Avrupanın soyluları, cinsel güçlerini artırdığı gerekçesiyle mumya" eti yerlerdi. Mısır'dan ve diğer yerlerden yapılan ticaretin kalemlerinden biri de toz haline getirilmiş mumyalardı!
Alıntı
Katolik ve Ortodoks Kiliseleriden nefret eden Bogomiller, 14-15. yüzyıllarda kitlesel olarak İslam dinine geçtiler ve Osmanlı'ya bağlanarak yaşadılar. Günümüzde Bosnalı, Boşnak ve Sancaklı olarak tanınan Müslümanların çoğunun ataları Bogomil inancına bağlı Slavlardı.
Alıntı
Günümüzdeki bazı yobaz Batıcıların sandıkları ve öne sürdükleri gibi mistisizm Hıristiyanlıktan İslamiyet'e -tasavvuf- geçmiş bir olay değildir. Durum tam tersidir. İslami tasavvuf Hıristiyanlıkta mistisizm olarak ortaya çıkmıştır. Bazı İslami tarikatlarda etkili olan mistisizm değil, Hıristiyanlıktan da önce Anadolưda ve Ortadoğuda var olan gnostisizmdir.
Alıntı
Dünyanın yuvarlak olduğu ve kendi ekseni etrafında "hareket" halinde olduğu ilk kez Müslüman bilimadamları tarafından dile getirilmiş ve yazıya dökülmüştü. Bunlardan Biruni, 1030 yılında el Kanunu'l-Mesudifi'l Heyet-i ve'n Nücum adlı kitabında dünyanın kendi ekseninin çevresinde hareket etmekte olduğunu yazmıştı. Ünlü Galile ise 1590'larda bu gerçeği tekrarlayınca Kilise tarafından cezalandırıldı.
Alıntı
Reklam