Peygamberimiz (SAV): "Müminin cismine kabri sarılır. Sanki o, müşfik anne kaybettiği çocuğunu bulur. Kabrine cennetten bir pencere açılı. Ruhuna rahmet yağmurları saçılır."
Kulak akıntısının acı olduğuna hikmet budur ki, insan uykuda iken kulağına yer haşereleri girmek istediğinde, kulak akıntısının hissine ulaşıp, geri dönsünler. O uyuyanın kulağına girmekle onu helâk etmesinler. Gözyaşı o yönden tuzludur ki, gözün akı yağdandır. Yağ ise tuzsuz bozulur. Ta ki, akı taze kalıp, sürekli gözü aydınlık olsun. Burun karışımları onun için nahoştur ki, ondan olan koklama hissi, güzel kokulardan kokulanıp, lezzet alsın.
Hak Teâlâ Nazm-ı Kerim'inde:
"Ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım” buyurmuştur. Çünkü Hak Teâlâ insanı, kendi tanınması için yaratıp, kendi tanınmasını, insanın nefsini tanımasına bağlı kılmıştır. Şu hâlde elbette insana, kendi nefsini bilmek istidadını vermiştir. Ta ki nefsini bilmekten, yaratıcısını bilmeye erişsin. Allah'ı tanımanın anahtarı, nefsi bilmek bilinmiştir.
Nefsi bilmenin anahtarı, âlemi bilmek kılınmıştır.