Tayfur SAKALLI

Tayfur SAKALLI
'Osmanlı'da oyun bitmez,’ diye bir söz vardı; şimdi aynı söz cumhuriyet için geçerli. Oyun içinde oyun kurarlar. Bağımsızlık, antiemperyalizm mücadelesi sert kayalara çarpıp parçalanıyor. 1946'dan sonra Amerika'ya teslim olduk, okul kitaplarını onlar yazıyor, subayları onlar yetiştiriyor, basbakanlar onlar atiyor.
Alıntı
Reklam
Hiçbir suç yükleyemedikleri için kitap okumak diye bir suç icat ettiler. Cehaletin övgüsünü yapıyorlar. Örgütlü cehalet bu ülkede çok güçlü. Sorsan kabul etmezler ama hepsi doğal olarak kültür-sanat düşmanı.
Alıntı
İşkencecinin hedefi, kurbanında, kendine acıma duygusu uyandırmak. Oysa bu korkunç bir tuzak; insan kendini eleştirebilir, üzülebilir, yenilmiş hissedebilir, ama kendine acımak... Hayır, bu olmamalı. İnsan kendine acımamalı. İşte işkenceciler bunu ister; ruhunu zayıflatıp seni kendi gölgene bağlamak.
Alıntı
İşkence, insanın kötü zekâsının sonucu; bir sanat gibi tasarlanmış, bir bilim gibi mükemmelleştirilmiş, bir zevk gibi kullanılmış. Hayvanlar öldürür, parçalar ama acıyı bir amaç haline getirmez. İnsansa bu dünyada hem mucit, hem kurban hem de cellat.
Alıntı
Kalp, sadece kan pompalayan bir kas değil; Eski Mısırlılar haklıydı; o, ruhun bir parçası, korkunun ilk başladığı yer. Kötü bir şey olacağı hissi düşünceden önce geliyor; beyin korkuyu kelimelere dökmeden kalp çoktan etkilenmeye başlamış.
Alıntı
Reklam