Tayfur SAKALLI

Tayfur SAKALLI

, bir kitap okudu
9/10
·598 syf.·
11 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 00:27
·
2026 3. kitabı
Niyazi Berkes
9/10 · 640 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Atatürk'ün başlangıçta din sorununu ele alışı Gökalp'in sosyolojik açısından çok, Tevfik Fikret'in temsil ettiği deist din görüşü etkisi altında olmuştu. Dinin toplumsal rolü hakkında edindiği bilgiler halk ve askerle olan ampirik gözlemlerine dayanıyordu. Atatürk'ün başlangıç noktası, Meşrutiyet döneminde gördüğümüz, "islâm dini akli ve tabiî bir dindir" görüşüdür. Bu açıdan bakınca dinin toplumsal rolü konusunda paradokslu bir durum olduğunu gördü: Toplumsal bir felaket karşısında, adı bile olmayan bir toplumu bir ulus çabasının fedakârlıklarına it-mede, dayanışma yaratmada, dinin rolü vardı; faka yine görüyordu ki, aynı zamanda şeriat ya da tarikat giysisi altında din, ulusal çabayı baltalayan bir güç de olabiliyordu.
Alıntı
İslâm devleti idealine karşın, bağımsızlık savaşı geçiren bütün Müslüman ulusların geliştirdiği devletler, din devleti değil, ulus devleti olma çabası içine düşmüşlerdir. Ulus birliği olmayanlarda ise ne gerçek anlamda bir ulus devleti, ne de bir din devleti kurulabilmiştir.Bunun en aşırı örneği Pakistan'dır. Ulus birliği olmadığından, laik bir devlet kurulamadığı gibi İslâm devleti de gerçekleştirilememiştir.
Alıntı
Atatürk: “Savaş sonuçlandı; fakat bağımsızlık savaşı asıl şimdi başlamaktadır. Bu savaş toptan çağdaş uygarlığa katılma savaşıdır. 1924 nutuklarında sık sık geçen konu, bütünüyle çağdaş uygarlığa katılmaya karşı olan güçleri yenme zorunluluğudur.”
Alıntı
Karar anını belki en iyi biçimde nitelendiren Meclis'in en yaşlı üyesi Abdurrahman Şeref' in (1858-1925) şu sözleri oldu: "Doğmakta olan çocuğun adını koymaktan mı korkuyoruz? Kim ne derse bunun adı cumhuriyettir!" Osmanlı devletinin bu son resmî tarihçisinin ağzından çıkan bu sözler, Osmanlı devletinin artık tarihe karıştığını ilân ediyordu. Şaşkınlıklar ve itiraz eğilimleri, nutuk tufanı ve alkışlar içinde boğuldu.
Alıntı