Askerlerimizin ruhunu kazanmak bizim için bir vazife olduğu gibi evvela onlarda bir ruh, bir emel, bir seciye yaratmak da Allah'tan ve Medine-i Münevvererede yatan Cenab-ı Peygamberden sonra bize teveccüh ediyor."
Ne zaman ki ahlakımız bozularak fedakârlık ve mertlik damarlarımız gevşedi, fetih düşüncelerimiz söndü, devlet çıkarı yerine, şahsi çıkar sağlama ve kendi rahatımızı düşünmeye başladık, yenilgiden yenilgiye felaketten felakete düştük, türlü acı ve sıkıntılarla yokluklara uğradık.
Askerlik bizim geçimimizi sağlayan bir sanattır. Biz bu sanattaki görevlerimizi öteki sanat sahipleri gibi yalnız aklımızla değil, aklımızdan başka can ve başımızla da yapıyoruz.