Cinsellik, yalnızca iki bedenin buluşması değil; iki bilincin, iki geçmişin, iki yalnızlığın temas ettiği bir eştir. Şafak gibi… Karanlığı inkâr etmez, ama onun içinden doğar.
İnsan doğası sandığımızdan çok daha esnektir. Kıskançlık, tek eşlilik ya da sahiplenme; bunların hiçbiri genetik kaderimiz değil, kültürel hikâyelerimizin ürünüdür.