Kızını uyarabilmeyi; ona, "Kendini koru, zırhla kapla, hayat zor, dünya acımasız...
Seni yaralamalarına, yıpratmalarına izin verme, sen de onlar gibi umursamaz ve sarsılmaz ol" diyebilmeyi çok isterdi.
"Benim gibi ol," diyebilmeyi...
Elbette o kelimeyi telaffuz etmemişti, zaten kimse etmiyordu. Bütün o dolambaçlı cümlelerinden, tıbbi jargonlardan bunu sizin tahmin etmeniz gerekiyordu. Sanki bir küfürmüş, bir tabuymuş gibi. Hatta bir lanetmiş gibi....
Giulia o en kötü ihtimali düşünmek dahi istemiyordu."Babalar ölmezdi, babalar ölümsüzdü, babalar kaya gibiydi , evin direğiydi...." özellikle de onun babası!