Keuchhusten

Keuchhusten
@cor91
"Katliamın boyutu öyle dehşet verici bir hal almıştı ki Avustralya 4. Süvari Tümeni Komutanı General Barrow, Dera İstasyonu'nda varıp boğazı kesilerek öldürülen ve soyulup öylece bırakılan Türk askerlerini gördüğünde şok ola- cak ve Lawrence'a bu eylemleri nedeniyle öfke kusacaktı.Fakat Lawrence ve beraberindeki asi Arapların katliamları bitmiyor, Dera-Şam yolunda yakaladıkları 400 kişilik Türk kafilesinin bir kısmını orada katledip kalanları da çırılçıplak soyarak çölün ortasında ölüme terk ediyordu."
Sayfa 331·Kitabı okudu
Tarih
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Türk askerleri hakkında ileri geri konuşan bu komutanın karşısına dikildi. "Paşam, biz de askeriz. Biz de bu orduya komuta etmiş adamız. Türk eri kaçmaz. Kaçmak nedir bilmez. Eğer Türk erinin kaçtığını görmüşseniz derhal kabul etmelidir ki onun başındaki en büyük komutan kaçmıştır. Eğer siz kaçtığınızın alçaklığını Türk erlerine yüklemek istiyorsanız insafsızlık ediyorsunuz," deyip salondan ayrıldı. Enver Paşa bir kez daha kozunu oynamış ve başarmıştı. Fakat bu onun son başarısıydı ve Mustafa Kemal'i dünya gözüyle son kez görmüştü.
Sayfa 314·Kitabı okudu
Tarih
"Kısacası sonuç: Bu kadın meselesinde cesur olalım.Vesveseyi bırakalım... Açılsınlar...Onların beyinlerini ciddi bilgiler ve ilimlerle süsleyelim.İffeti, usulüne uygun ve sağlıklı bir biçimde izah edelim. Şeref ve haysiyet sahibi olmalarına birinci derecede önem verelim.Sonra şahsi irtibata gelince, tabiat ve ahlakımıza uygun bir eş arayalım ve onunla evlenme şartlarımızı açık ve kesin kararlaştıralım. Ona, saygıda kusur edince, onun gereklerini yapalım.Kadın da böyle hareket etsin."
Sayfa 305·Kitabı okudu
Tarih
Vahdettin, "Ermeniler," diyerek cevapladı. Vali, Ermenilerin çok iyi niyet sahibi olduğundan ve Türklerin onlara karşı feci muamelede bulunduğundan bahsediyor, örtülü şekilde Türkleri suçluyordu. Bir valinin, misafir etmiş olduğu yabancı devlet görevlilerine, hele bir veliaht şehzadeye, kendi milletini suçlar şekilde konuşması oldukça nezaketsizceydi. Öte yandan Vahdettin gibi müstakbel bir sultanın böyle bir hususta kendi milletini savunamayıp, Mustafa Kemal'in yardımına ihtiyaç duyması ayrıca acziyet göstergesiydi. Vahdettin'in, "Bu kumandan temas ettiğiniz meseleyi iyi bilir, sizi aydınlatacak cevaplar verecektir," demesi üzerine Mustafa Kemal söze girip konuşmaya başladı:"Türkiye'nin veliahdı ile Almanya'nın mutena bir bölgede kıymetli olduğuna şüphe etmediğim bir valisinin bulabildiği konuşma zemini beni hayrete düşürdü. Evvela sizden şunu anlamak istiyorum. Müttefikiniz olan ve bu ittifak uğrunda maddi manevi tekmil mevcudiyetini mahveden Türkiye'ye karşı, tarihin bilmem hangi devrinde mevcut olduğunu iddia eden ve bu mevcudiyeti ihya etmek için dünyayı aldatmaya çalışan Ermeniler lehine konuşmak fikri size nereden geliyor?" Vali bu soru karşısında afalladı. Sorguladığı konu üzerinde detaylıca bilgisi yoktu ve kabaca Ermenilerin toprak taleplerinde haklı olabileceği yönünde laflar etti. Mustafa Kemal, Vali'nin cüretkârlığının altında cahilane düşünceler olduğunun farkına varmış ve onunla daha fazla konuşma lüzumu görmemişti.
Sayfa 285·Kitabı okudu
Tarih
"Enver Paşa lafı uzatmadan, "Yahu, biz birbirimizin karşısına çıktığımız zaman ellerimizi sıkıyoruz. Halbuki arkadan benim kuyumu kazıyorsun. Eğer gözün bu makamda ise sen geç de otur," diye tepki gösterdi. Mustafa Kemal de altta kalmamak için, "Makamınızda gözüm yoktur. Ve o makamı kendime çok küçük görürüm. Benim düşüncem ve emelim çok büyüktür. Eğer makamınızda gözüm olsaydı şimdiye kadar çoktan orasını işgal ederdim!" dedi.
Sayfa 269·Kitabı okudu
Tarih