"Dışişleri Bakanlığı görevine getirilen İttihatçıların öneml isimlerinden Halil Bey'le görüşmeye karar vermişti. Bakanlık binasına gittiğinde Halil Bey'le görüşmek istediğini belirtti ve bakanın "Beklesinler" talimatı üzerine müsteşar yardımcısının yanında beklemeye koyuldu.Fakat bekleyişin sonu gelmiyordu ve odaya başka misafirler alınıyordu.Kendisine gösterilen bu tavır hoşuna gitmedi.Öte yandan müsteşar yardımcısıyla arasında koyu bir sohbet başlamıştı.Muhatabına, "Sizin bakanınız bütün zamanını böyle manasız ziyaretleri kabul etmekle mi geçirir?" diye sitem ettiği sırada odanın kapısı açıldı.İçeriden çıkan odacı, "Bakan Beyefendi Hazretleri sizi bekliyor" diyerek kendisini odaya davet etti. Fakat bakanın nezaketsiz tavrına karşılık vermezse olmazdı."Beklesinler!" dedi. Neticede müsteşar yardımcısıyla sohbeti henüz bitmemişti. Bekletme sırası ondaydı. "
"Yeniliyor ve buna Efsunlu bir subayın, yani büyünün neden olduğunu sanıyorlardı.Halbuki yenildikleri olgu akış, birikim ve cesareti. Yarının Adamı savaşı yalnızca sahada değil, zihinlerde de kazanıyordu."
"Türklerin başında bulunan komutanın ölümsüz olduğundan bahsedilmiş ve ona "Efsunlu" lakabı takılmıştı: Efsunlu Kemal... Çarpışmalar sırasında siperlerde, "Karşıdaki birliğin komutanı kim? O mu?" diye sorular soruluyor, askerleri teskin etmeye çalışan subaylar, "Hayır! Hayır! O değil, burada değil. Sakin olun!" şeklinde cevaplar vermek durumunda kalıyordu. "
"Çanakkale Savaşı'nın planlayıcısı Winston Churchill, "Türkler öyle bir savunmaya girişmişlerdi ki, canlarını veriyorlar ama vatan topraklarından bir karış yer bile vermiyorlar!" diye yakınıyordu.Gelibolu'daki İngiliz Kuvvetleri Komutanı General Hamilton, "Türkler ancak bizi Conkbayırı'ndan atmak suretiyle görevlerini yapacaklarını anladılar ve öyle yaptılar," diyordu.
Haklıydı.Yarının Adamı anlamıştı. İlk değildi ve son olmayacaktı."