..."Sen de yalnız olmayı seviyorsun."
"Sayılmaz," dedi son olarak kontrol panelinden hafif bir müzik açtığında. "Sadece beni yoracak insanları etrafımda istemiyorum, diyelim. Çok gürültü kafamı ağrıtıyor,sakinliği tercih ediyorum." Direksiyonu tek eliyle döndürürken, "Zaten kim yalnız olmayı sever ki..." diye mırıldandı ama bu, daha çok kendine yapmış olduğu bir yakarış gibiydi.
"Ben seviyorum." Dedim. "İnsanların varlığı daima sorunlara neden oluyor ama yalnız olduğun zaman istediğini yapabilirsin."
"Senin yapmak istediğin bir şey olmadığını sanıyordum." Tek kaşını kaldırarak yandan yandan bana baktı.
"Yok," dedim. "Yalnızlık,insan kalabalığından daha iyi. Sürekli birilerini memnun etmeye çalışmak, onlara ayak uydurmak,açıklamalar yapmak..." Başımı iki yana salladım.
"Hiç arkadaşın oldu mu?"
"Elbette oldu."
"Onlar sana yük mü oluyordu?"
Bir an düşündüm. Arkadaşım diyebileceğim kimler vardı ki...
"Gelecek, geçmişin kuklasıdır. Ikisini birbirine bağlayan ip ise insanlardır. Geçmişin fısıltısıyla sarsılır ipler. Böylece gelecek ne yöne gideceğini bilir."