Amsterdam Devlet Müzesi’nde yaşlı bir çift Rembrandt’ın şaheseri “Gece Bekçisi”ne bakmaya gelirler. Bir sürü koridoru geçerek uzun bir yürüyüş yaptıktan sonra nihayet ünlü tabloya ulaştıklarında, müze görevlisi adamın karısına, “ Bak ne güzel bir çerçeve!” dediğine kulak misafiri olur.
Çerçeve güzel olabilir, ama hayranlıkta eksik bir şey olduğunu göremiyor musun? Temelde bir şey kayboldu. Çerçevenin güzel olmadığını söylemiyorum; çerçeve dünyadaki en güzel çerçeve olabilir, ama Rembrandt’ın başyapıtı “Gece Bekçisi”ni görmeye gidip çerçeveden bahsetmek saçmalık. Çerceveyi görmek bile aptallık. Tablo çerçeve değil. Çerçevenin tabloyla hiçbir ilgisi yok.
Benim söylediğim yalnızca bir çerçeve, olduğum şey tablodur.Başyapıta bak ve çerçeveye kafa yorma.