Hiçlikle Karşılaşmalar / Çarpışmalar

Boş Kayık

Osho
Yazar:
Osho
Çevirmen:
Işıl Ölmez
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 38 dk.
Sayfa Sayısı:
340
Basım Tarihi:
Ağustos 2012
İlk Yayın Tarihi:
1995
Yayınevi:
Butik Yayınları
Orijinal Adı:
The Empty Boat: Talks on the Sayings of Chuang Tzu
ISBN:
9786055524838
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi
Oshoyu yıllar önce martıları seven adam kitabıyla keşfettim yazarın dili çok sakin ve anlaşılır olduğu için bu kitabını da okumak istedim. Egoyu bir kenara bırakarak zihni boşaltmayı ve dengede kalmayı savunuyor.
Boş KayıkOsho · Butik Yayınları · 2012546 okunma
OSHO Boş Kayık
8/10
·340 syf.··
2024 82. kitabı
Osho Boş Kayık kitabı kabaca hiç olma duygusu kendini ve yüklerini boşaltmak olgusu ile ele alınmış kolay anlaşılır bir kitap. Kitap örnekleme yaparken Nasrettin Hoca dan da bahsetmiş. Benim beğenemediğim kısmı tekrara çok fazla düşmesi kitap sıkıcı değil fakat aynı konuyu farklı örnekle tekrarlaması bana biraz tabiri caiz se mala anlatır gibi geldi hiç lik , egoların dan kurtulma, anlayış , sevgi bunları güzel betimlemelerle sade bir şekilde anlatmış. Osho nün düşünceleri ve hayata bakış açısı muhteşemdir. Kitabı tavsiye ederim. İyi okumalar.
Felsefe ve Düşünce
Boş KayıkOsho · Butik Yayınları · 2012546 okunma
Sakinleşmeyi becermenin yasası
Puan vermedi·340 syf.·
2018 2. kitabı
Gençken tekneler beni büyülerdi. Küçük bir kayığım vardı ve yalnız başıma göle açılırdım. Saatlerce orada kalırdım. Bir seferinde güzel bir gecede kapalı gözlerle, kayığımda meditasyon yapıyordum. Akıntı aşağı boş bir kayık geldi ve benimkine çarptı. Gözlerim kapalıydı, bu yüzden şöyle düşündüm: ‘Biri kayığıyla geldi ve kayığıma çarptı.’ İçimde öfke yükseldi. Gözlerimi açtım ve öfke içinde adama bir şey söyleyecekken kayığın boş olduğunu fark ettim. O zaman hareket edecek yön kalmadı. Öfkemi kime ifade edecektim? Kayık boştu. Yalnızca akıntı aşağı yüzüyordu ve gelip benim kayığıma çarpmıştı. Bu yüzden yapacak hiçbir şey yoktu. Öfkemi boş bir kayığa yansıtamazdım. Gözlerimi kapattım. Öfke oradaydı ama çıkış yolu bulamadığımdan gözlerimi kapattım ve öfkeye doğru geri geri yüzdüm. Ve o boş kayık benim fark edişim oldu. O sessiz gece, içimde bir noktaya geldim. O boş kayık benim ustamdı. Ve artık biri gelip bana hakaret ettiğinde gülüyorum ve diyorum ki: ‘Bu kayık da boş…’ Gözlerimi kapatıyorum ve içeriye gidiyorum.
Edebiyat
Boş KayıkOsho · Butik Yayınları · 2012546 okunma
8/10
·340 syf.··
Beğendi
·
2018 2. kitabı
·
306 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2018 22:35
Boş kayık egosuz boş zihindir hiç kimse olmak ve Osho, Chuang Tzu'yu az bulunur bir olgunluk olarak anlatır; çünkü hiç kimse olmak dünyadaki en zor, en imkânsız, en sıradışı şeydir. Bu, insan zihni, insan egosu ve yaşamın derin sırlarına açılan bir kapı olarak büyüleyici bir kitaptır.
Boş KayıkOsho · Butik Yayınları · 2012546 okunma
10/10
·340 syf.··
Beğendi
·
2021 30. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2021 21:41
Her düştüğümde kalkmama yardımcı olacak bir kitap ama öyle dostane değil. Gerçekçi, acımasız ama tam da gerekeni hatırlatan. Her satırının altı çizilesi. Döner döner bakarım.
1000Kitap
Boş KayıkOsho · Butik Yayınları · 2012546 okunma
Derin düşünceler
8/10
·340 syf.··
2024 15. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2024 11:26
Kitap hayata dair Derin içsel düşünceler barındırıyor. Okurken kendinizi kitabin içinde hissediyorsunuz.kusursuz insanın kayigi boş olmalıdır. Kendinden emin adımlarla yurumelidir.
Alıntı
Boş KayıkOsho · Butik Yayınları · 2012546 okunma
Puan vermedi·340 syf.·
2024 117. kitabı
Osho'nun yazmış olduğu "Boş Kayık" kitabı felsefi bir kitap olduğu kadar kişisel gelişim kitabı da sayılabilir. Ego ve öfkenin kökenine inip onlardan arınmanın yollarını bulmayı işlemektedir. Çinli Mistik Tzu'nun üç bin yıllık mesajını bize aktarmaktadır.Osho bin yaratıcı insan arasında gösterilmiştir. Osho yeni bir insanlık türünü geliştirmek için ön koşulları oluşturmaktadır. Osho bir medyum olduğu için kitaplarına da meditasyonla rahatlamayı, içsel huzuru anlatmaya çalışmıştır. Farklı düşüncelere sahip olmuş olsak bile ego ve öfke hakkında birçok güzel düşüncelerine katılmaktayım. Kitap ilgi çekici ve güzel tavsiye edilir.
Boş KayıkOsho · Butik Yayınları · 2012546 okunma
Puan vermedi·340 syf.··
2020 1. kitabı
Tercihsiz farkındalık mokşa’dır. Ölümün senden alabileceği herşeyden vazgeçmektir.Fakat tek yaşamda mokşa’ya nasıl ulaşabilirsin? Tek yaşam yetmez.Bir saray edinebilirsin,bir krallık kurabilirsin,çok zengin ve güçlü olabilirsin bir hitler yada bir ford olabilirsin.Bu dünyada birşey olabilirsin ama mokşa okadar büyük bir arzudurki tek hayat yetmez daha çok zaman,çok sayıda yaşam gerekecek.Eğer tek bir yaşam varsa sadece maddi şeylere ulaşılabilir.Ozaman ruhsal dönüşüm mümkün değildir.Doğuda bu yüzden bu kadar tembel bir hayat sürüyorlar.Telaş yok,çünkü zaman kıtlığı yok.Tekrar tekrar doğacaksın niye telaş edesin ? Sonsuz zamanım var.
Boş KayıkOsho · Butik Yayınları · 2012546 okunma
Boş Kayık
10/10
·340 syf.··
2019 2. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2019 19:40
Yaşamda ve ölümde onun için önemsizdir. Tehlike bilmez, engellerle karşılaşır Düşünmeden dikkat etmeden Orada olduklarını bilmeden dayanır onlara Ego orada değildir ruhu bütündür
Boş KayıkOsho · Butik Yayınları · 2012546 okunma
9/10
·340 syf.·
2018 25. kitabı
Osho her zaman yaptığı gibi içinde bulunduğum programları, illüzyonları bir tokat gibi yüzüme çarptı ve kendimi yeniden ve yeniden sorgulamamı sağladı. Hikayeler ve anlatmak istediği öğretinin muhteşem uyumu kitabı anlaşılır kılmış.
Boş KayıkOsho · Butik Yayınları · 2012546 okunma

Yazar Hakkında

OshoYazar · 152 kitap
'Asi Ruh' ya da 'Provokatör Mistik' olarak da anılan Osho, 1931 yılında Hindistan'ın Madhya Pradesh eyaletindeki Kuchwada'da dünyaya gelmiştir. Daha çocukluk yıllarından itibaren, başkaları tarafından verilen bilgiler ve inançları edinmektense gerçekliği kendisi deneyimlemekte ısrarcı olan asi bir ruhu vardı. Bu durumu kendisi şöyle dile getirir: 'Çocukluğumdan hatırlayabildiğim kadarıyla yalnızca tek bir oyun sevdim: Tartışmayı, her şey hakkında tartışmayı... Pek az yetişkin bana tahammül edebiliyordu; beni anlamaları söz konusu bile değildi. Okula gitmek hiç ilgimi çekmiyordu. Orası olabilecek en kötü yerdi. Sonunda gitmeye zorlandım, ama elimden geldiğince direndim, çünkü orada yalnızca benim ilgilendiğim şeylerle ilgilenmeyen çocuklar vardı ve ben de onların ilgilendikleri şeylerle ilgilenmiyordum. Bu yüzden hep grup dışı kaldım.' 1990 yılına kadar süren yaşam yolculuğu süresince tüm dünyayı yerinden oynatacak söylemleri ve geliştirdiği meditasyonlar ile günümüzde hala güncelliğini koruyan sıradışı bir şahsiyet olan ve Bhagwan Shree Rajneesh adıyla da bilinen Osho, din, felsefe, psikoloji, politika ve insanı ilgilendiren birçok alanda her türlü geleneği temelden sarsan yorumlarıyla büyük ilgi ve de tepki toplamıştır. Yirmi bir yaşında üniversite öğrenimini tamamlayan Osho, Jabalpur Üniversitesinde yıllarca felsefe dersleri verdi. Aynı zamanda da tüm Hindistan'ı dolaşıp konuşmalar yaptı, halka açık tartışmalarda tutucu dini liderlere meydan okudu, geleneksel inanışları sorguladı ve hayatın tüm alanlarından insanlarla bir araya geldi. 1960'ların sonlarına doğru artık kendi dinamik meditasyonlarını geliştirmeye başlayan Osho, meditasyonun o rahat ve düşüncelerden arınmış durumunun keşfedilebilmesi için öncelikle geçmişin modası geçmiş yöntemlerinin ve günümüz modern hayatının getirdiği sıkıntıların ağırlığı altında ezilen çağdaş insanın çok derin bir ruhsal temizlenme sürecinden geçmesi gerektiğini ileri sürer. 1970'lerin başlarında ilk olarak bazı Batılılar Osho'dan haberdar olmaya başladılar. 1974'te Hindistan'ın Pune şehrinde onun çevresinde bir komün kuruldu ve başlangıçta Batı'dan tek tük gelen ziyaretçiler, sonradan gittikçe çoğaldı.1985 yılında göçmenlik yasalarını ihlal etmek suçlamasıyla gözaltında olduğu sırada yavaş yavaş zehirlendiği söylenir. 1975 yılı boyunca Osho, Doğulu meditasyon teknikleri ile Batılı terapi yöntemlerine devrim getiren programların ve atölyelerin genişlemesine rehberlik etti. Ağustos 1975'te ilk terapi grubu başladı. Grup süreçlerine günlük Dinamik ve Kundalini Meditasyonları, Osho'nun sabah söylevleri, gruptan önce veya sonra on günlük meditasyon kamplarına katılmak dahildi. Darşan'da, Osho yeni gelen gruplara önerilerde bulunuyor, grup liderlerine tavsiyeler veriyor, grubun katılımcıları ile görüşüyordu. 1977'nin sonunda elli farklı grup önerilebiliyordu ve Aşram, dünyadaki en büyük ve en yenilikçi büyüme merkezi olarak tanınıyordu. Toplum, din, politika, felsefe, psikoloji ve daha birçok alanın, insanın benliği ve varoluşu ile ilişkisini ele alan Osho, bu konularda ileri sürdüğü oldukça cesur ve kalıpları kıran savları, söylemleri ve iddiaları ile birçok otoritenin tepkisini çekmiştir. Köhneleşmiş, kalıplaşmış sistemlerin güçlü bir şekilde etkisi altında kalarak kendini sürekli bastıran ve böylece sürekli bir gerilim halinde olan çağdaş insan için mutluluğun, gevşemenin, yaşama sevincinin hedef alındığı meditasyon yöntemlerini geliştirmekle birlikte, bazen dinin karşısında, bazen yanında olmuş, ama bugünkü anlamda kabul edilen din görüşünün içerisinde olmamıştır. Bununla birlikte Doğu kültüründen ve mistisizminden de tamamen uzak değildir. Örneklerinde Buda'dan, Tao'dan bahsettiği kadar, Mevlana'dan, Nasreddin Hoca'dan, Hallac-ı Mansur'dan da bahseder. Ancak insanın cinsel hayatı, tatmini ve mutluluğu üzerine cesur terapi yöntemleri geliştirip onun rahatlamasını sağlamak amacıyla meditasyonlar geliştirmesinden dolayı dini çevrelerce oldukça eleştirilmiş ve tepki görmüştür. Bunun yanında, toplumsal konular hakkında da derin araştırmalar yapıp kendi fikirlerini insanlara sunan Osho'dan, birtakım politika, güç, rant ve nüfuz çevreleri rahatsız olmuştur. Belki de bu yüzden 1981 yılından itibaren ABD'den başlayarak ülke ülke dolaşıp kendine yer edinmeye çalışmış ama birçok ülke onu barındırmak istememiştir. Böylelikle de birçok sıkıntı yaşayan Osho, 1985 yılında Amerika'da tutuklanarak 12 gün boyunca hapiste kalmış ve ardından sınırdışı edilmiştir. Bu süre içerisinde yavaş yavaş zehirlendiği iddia edilen Osho, 1990 yılında da zehirlenme belirtileriyle ölmüştür. Bugün onu eleştirenler kadar onun yolunda gidenlerin kabul ettiği bir gerçek vardır : O da Osho'nun olağanüstü sıra dışı ve hiçbir kalıba ya da düzene boyun eğmeyen, suyuna gitmeyen ve tamamen bireysel özgürlüğü savunan bir kişilik olduğudur. O, özellikle İkinci Dünya Savaşı'nın ardından sayıları gün geçtikçe artmakta olan ruhani buhran içerisine düşmüş insanlar için bir nevi alternatif bir inanç sistemi kurmak yolunda doğu felsefelerine hücumun yol göstericilerindendir. Bireysel olduğu kadar toplumsal arayışlara da en derin detayına kadar inen Osho, kendisi kitap yazmamıştır. Bununla birlikte otuz beş yıl boyunca dünya çapında yapmış olduğu konuşmaları kayda alınarak sayılarca kitap haline getirilmiştir. O, hiçbir geleneğe ait olmadığını açıklamış ve 'lütfen beni geçmiş ile bağlantılandırmayın, onu anımsamaya bile değmez' diyerek seslenmiştir insanlığa- Öğrencilerine ve dünyanın her yerinden kendisini dinlemeye gelenlere yaptığı konuşmalar 30'dan fazla dile çevrilmiş ve 600'den fazla ciltler halinde yayımlanmıştır. Temmuz 1974'ten 1981'e kadar söylevler vermeye devam eden Osho, Tao, Zen, Hıristiyanlık, Hassidizm, Sufizm, Baullar, Hindu gizemciler, Tibet Budizmi, Tantra, v.b. pek çok spiritüel gelenekteki aydınlanmış gizemcilerin öğretileri üzerine yorumlar yaptı. Değişik günlerde kendisini izleyenler tarafından sorulan sorulara yanıt verdi. O kendisini 'gerçek bir varoluşçu' olarak tanımlamıştır. Beden ve zihnin birikmiş stresini atmak amacıyla kendine özgü olarak meditasyonlar geliştiren Osho , otobiyografisini de yazmamıştır . Yapmış olduğu çalışmalar ve konuşmalarından kendisinin tanınabileceğini söylemiştir.