“Buldum! Ben altın kalpli bir serseriyim. Tabii ya. Başka ne olacaktım? Yoldan çıkmış bir derviş; ‘jamais vu’ye tutulmuş bir profesyonel; bonkörce iletişimsel avanslar veren bir tevazu amelesi; karizmasını istikrarlı bir diğerkamlıkla örtbas ederek tayin edici pasifliğe varan bir mistiğim…”
sıkıcı olmasını bekleyeceğim bir hikayeyi sürükleyici dramatiklikte anlattığı için merak içinde okudum
(incelemenin 150 karakter olması gerekliliğinin saçmalığı)
…ama gelmek bir yolun sonuna varmak demek değil. İnsan her menzilde bir yere varır, her adımda gezegenimizin gizli kalmış bir yüzünü keşfedebilir, bunun için bakmak, istemek, inanmak, sevmek yeterli.