Geri Bildirim

Dublörün DilemmasıMurat Menteş

·
Okunma
·
Beğeni
·
9.151
Gösterim
Adı:
Dublörün Dilemması
Baskı tarihi:
Nisan 2005
Sayfa sayısı:
263
ISBN:
9789750503221
Kitabın türü:
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Murat Menteş, okumacı, tartışmacı, kavgacı, yani kışkırtıcı bir yazar arkadaşım. Onunla çekişirken çiçek açarsınız. Yazarlık macerasını ben de merakla izliyorum. Peşinen söyleyeyim, fiktif, tümden hayal ürünü metinler sevmem, fakat Murat Menteş'in birbiri peşi sıra kurduğu cümlelerin gücü, benim kendimce şikayetimi kuruntuya dönüştürdü. Ben, Murat'ın yaşındayken kelimelerle kasap gibi boğuşuyordum; Murat aksine, kelimeleri kırbaçlayıp cümleler içinde düzene sokuyor ve bunu pek mahirce başarıyor. Bu yüzden Dublörün Dilemması çok canlı, renkli, inceden felsefi çığlıklarla bezeli bir kitap ve hızla yaklaşan bir yazarı işaretliyor... Böyledir, edebiyat kavgayla başlar huzurla sona erer derler; gerçi ben görmedim, hayırlısı Murat için olsun!..
-Nihat Genç-

Çok acayip. Çok tuhaf. Müthiş!.. Böyle bir kitabın yazıldığına inanamıyorum. Okuyun, siz de inanamayacaksınız!
-Hakan Albayrak-

Dublörün Dilemması ilginç, heyecanlı, eğlenceli, derinlikli...
bir roman. Ama galiba en önemli özelliği, bize sözcüklerin gücünü hatırlatması. Hiperaktif bir zekanın ürünü, bu baş döndürücü macerayı okumak büyük keyif! Ben sevdim eller alsın.
-Alper Canıgüz-
(Tanıtım Bülteninden)
Baştan aşağı kelime oyunlarıyla bezenmiş, kimin kim olduğunu çözemediğiniz, başından itibaren öykünün kopukluğu ile savaştığınız bir kitap hoşunuza gider mi? Kitabı yazarı Murat Menteş'se evet. Başlarda anlamaya çalıştığınız Murat Menteş aforizmalarıyla dolu bu kitap; olaylar ilerledikçe, saçma da olsa, oldukça güzel bir kurguya kavuşuyor. Yazarın söylediği her cümleyi anlayabildiğmiz için kendimizle gurur duyuyoruz. Bu da dolayısıyla yazarın zekası karşısında duyduğumuz hayranlığı arttırıyor. Kitap bitince, her bağımlının yapacağı gibi, diğer kitapların üstüne atlıyoruz. Bu arada günümüz okuyucusunun, bizim "bug"ımızı bulan Murat Menteş de köşesinde kıs kıs gülüyor. Neyse ki ben bilinçli bir okuyucu olarak sadece üç kitabını okudum yazarın. Hepsi de benzer ve eşit derecede etkileyici. Değişik bir deneyim yaşamak isteyen herkese taviye ederim.
Yazar muhteşem bir karakter ve olay örgüsü canlandırmış resmen. Karakterimiz konuşmalarından ve hayal gücündende anlaşıldığı üzere sanata ve edebiyata ilgisi olan bir albino üzerinden kurgulanmış. Olay örgüsü muhteşem komedi tarzı diye bileceğim bir eser. Keyifle okuyacağınız muhteşem bir kitap. Mutlaka okumalısınız

Benzer kitaplar

Bazı aksiyon filmlerinde daha selamun aleyküm demeden, seyirciyi hipnotize etmek için, arabalar havada uçuşur, bombalar patlar vs. Murat Menteş de aynı “taktiği” kitaplarında uyguluyor.

( Taktik kelimesine takıldıysanız, bakmayın siz bu faninin kusuruna hasedimden “yöntem” demedim. Amma yöntem deyüp de geçme tanı….Bu yöntem Michael Bay’ınki gibi içi boş görsel efektler dolu saçmalıklar değil, Guy Ritchie’nin filmlerindeki yöntem gibi, içi anlam dolu bir kurmaca cümbüşü….)

Bu Kitapta da ilk sayfasından itibaren çok keyifli bir curcunanın içine itiliyorsunuz ve benim kadar kaba biriyseniz ilk tepkiniz “ ne oluyoğ laaa bebeğ” şeklinde dudaklarınızın kenarından aşağıya doğru süzülüyor.

Bazı bazı, amma katiyen çok fazla değil, bir cambazın burnu ile piyano çalıp aynı anda ayak ve elleri ile top çevirmesi gibi, zorlama; bakın ne kadar farklı cümleler kurabiliyorum tarzında, cümlelere de rastlıyoruz.

“Bu adam arkadaşım olsun 10 Milyon borcum olsun” dedirtecek kadar samimi bir dili var. Sanki bir şey okumuyorsunuz da, Mahallenin en zıpçıktı çocuğu karşınıza geçmiş olayı ballandıra ballandıra size anlatıyor.

Aynı olayı farklı karakterlerin anlatımıyla okudukça yazarın oluşturduğu kurguya hayran kalıyorsunuz.

Son sayfadaki süprizi ise takdire şayan afilli bir fırlamalık örneği.
Cebren okutunuz efenim…
Düş gücüne hayran olduğum Murat Menteş'in okuduğum ikinci kitabı. Yazarın kurguladığı her şeyi okuyabilirim. İsimleriyle müsemma karakterlerin başına gelenler ne kadar sıradışı olursa olsun, yazarın samimi üslubu olayları inanılır kılıyor.
Ruhi Mücerret kadar şaşırtıcı olmakla beraber, Dublörün Dilemması gülümseten bir kitap değil. Aksine melankolik bile diyebilirim.
Bu kitabi okuduğumda Murat Menteş'in ne kadar zeki olduğunu anladım. Aynı olayı farklı karakterlerin anlatımıyla kitaba ayrı bi hava katmış. Karakterlere taktığı farklı isimlerde şaşırtıcı ve hoş olmuş. Yazarın samimi bir üslup kullanması, olayları inanılır kılıyor. Çok akıcı bir kitap nasıl bittiğini anlamadım .
"Biz bu çağın fiyakalı kaybedenleriyiz diyor" yazar. Başarılı bir şekilde cümle kuruyor ve mükemmel hayal gücüne sahip bence. Gerçekten zevk alarak okudum, okumanızı tavsiye ederim. Kitapla kalın , sevgili okur...
Afili filintalar grubundan Murat Menteş'in kelime oyunlarıyla, zekanızı zorlayacak tesadüflerle, karakterlerin şahsına münhasır şapşallıklarıyla alışılmışın dışında, bir o kadar da sakin ilerleyen Nuh Tufan'ın hayatından bir kesit...
Murat Menteş'in kıvrak zekasına hayran kalmamak elde değil. Bilgi ve kültür birikimini de yansımış. Hiç beklemediğiniz bir şekilde ilerletip bitiriyor. Hem güldüm hem eğlendim hem de şaşırdım okurken. Alkışı hak ediyor.
Tek kelimeyle muhteşem! Onu okurken çiçek açtım diyebilirim. Betimleme kabiliyeti yadsınamaz derecede güçlü noktası olmayan ve asla seni sıkmayan cümleler... Afilli Filintalar'a saygı ve sevgiyle !
Kitabın özeti 7.sayfadaki cümlede saklı :
" Canımın içi, böyle şeyler yalnızca romanlarda olur. "
Eğlenmek, vakit geçirmek amaçlı okunabilir. Absürt komedi tadında...
Sınavlarımın başlangıcından bir önceki akşam "Dublörün Dilemması" için ne kadar sağlıklı bir inceleme yazabilirim bilmiyorum. Gerçi elinizde tuttuğunuz kitap "sağlıklı" olmaya ya da "sağlıklı kafaya hizmet etmeye" gerek duymayan bir kitap. Doğasına ters çünkü.

Adam döver gibi kitap yazıyor Murat Menteş diye bir benzetme görmüştüm. Suratınıza tokat gibi inen kitaplara denk gelmişsinizdir. Çok etkilenen bir kitabın bu şekilde değerlendirilmesi normal geldi bana. Sonradan anladım ki asıl dayağı atan Menteş'in ritmi ve üslubu. Ne demek istediğim hakkında somut bir örnek isterseniz en yakın kitapçılardan birinde raftan "Dublörün Dilemması"nı çekin o kısa giriş bölümünü bi' okuyun. Neden ilk sayfalardan okkalı tokadı yediğinizi anlayacaksınız.

Dayağı yiyen mantığını nasıl bir kenara bırakıp hareket ediyorsa, dayağı atanın da durumu farklı olmaz. Matematiksel dayak atabilmek için bu işi profesyonel derecede bilmek lazım. O zaman da o dayak ne kadar dürüst olur bilemem. Murat Menteş, kurgusunu detaylıca çizilmiş farklı karakterlerinin ağzından yapboz parçalarını birleştirirmiş gibi oluşturup, takdire şayan bir olay örgüsü oluşturmuş evet, bu dediklerim de takdir edersiniz ki üzerinde mantıklıca düşünmeyi gerektiriyor. Ama dediğim gibi, o zaman dayağın dürüst olmasını bekleyemeyiz. Murat Menteş kısa ve öz bölümlere böldüğü kitabında alt metinleriyle parmak basmak istediği noktalara çok güzel değinirken bir yandan da absürt ilerleyişi ile bizlere bol baharatlı bir dayak atıyor. Dikkatli seçtiği kelimeleri ile kurduğu cümlelerin kazandığı ritmik ilerleyiş bazen işleri birbirine soksa da gayet çarpıcı ve etkileyici bir anlatım tercihi.

Yer yer karakter komedisi, yer yer dram; absürt olayların yanında zaman zaman ultra-mantık; farklı bir çeşit bilim kurgu iken klasik bir aşk romanı... Bu böyle uzar gider. İşin özü; "Dublörün Dilemması" etkileyici bir roman. Felaket karmaşık olduğunu düşündürüp sonra aslında farklı bir basitlikte olduğunu gözler önüne seren, sağ gösterip sol vurmayı asla ihmal etmeyen garip bir roman.
Birini takip etmenin en iyi yolu, onun önünde yürümektir. Kimse önündeki kişi tarafından takip edildiğini aklına getirmez.
"Biliyor musun Hobbit?"
"Neyi?"
"Yanılgılarımızın çoğu, düşüneceğimiz yerde duygulanmak ve duygulanacağımız yerde düşünmekten doğar." Ve yanağımı öpüyor.
"Bir gözlük almalısın Geronimo."
"Neden?"
"Her defasında dudaklarımı ıskalıyorsun."
Falcı, müşterisinin göremediği bir şeyi görebilen kişidir: Onun bir budala olduğunu.
Murat Menteş
Sayfa 202 - Ambrose Gwinnett Bierce
Mark Twain der ki: "Cennet ve cehennem hakkında ileri geri konuşmam, çünkü her ikisinde de dostlarım var."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dublörün Dilemması
Baskı tarihi:
Nisan 2005
Sayfa sayısı:
263
ISBN:
9789750503221
Kitabın türü:
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Murat Menteş, okumacı, tartışmacı, kavgacı, yani kışkırtıcı bir yazar arkadaşım. Onunla çekişirken çiçek açarsınız. Yazarlık macerasını ben de merakla izliyorum. Peşinen söyleyeyim, fiktif, tümden hayal ürünü metinler sevmem, fakat Murat Menteş'in birbiri peşi sıra kurduğu cümlelerin gücü, benim kendimce şikayetimi kuruntuya dönüştürdü. Ben, Murat'ın yaşındayken kelimelerle kasap gibi boğuşuyordum; Murat aksine, kelimeleri kırbaçlayıp cümleler içinde düzene sokuyor ve bunu pek mahirce başarıyor. Bu yüzden Dublörün Dilemması çok canlı, renkli, inceden felsefi çığlıklarla bezeli bir kitap ve hızla yaklaşan bir yazarı işaretliyor... Böyledir, edebiyat kavgayla başlar huzurla sona erer derler; gerçi ben görmedim, hayırlısı Murat için olsun!..
-Nihat Genç-

Çok acayip. Çok tuhaf. Müthiş!.. Böyle bir kitabın yazıldığına inanamıyorum. Okuyun, siz de inanamayacaksınız!
-Hakan Albayrak-

Dublörün Dilemması ilginç, heyecanlı, eğlenceli, derinlikli...
bir roman. Ama galiba en önemli özelliği, bize sözcüklerin gücünü hatırlatması. Hiperaktif bir zekanın ürünü, bu baş döndürücü macerayı okumak büyük keyif! Ben sevdim eller alsın.
-Alper Canıgüz-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2.045 okur

  • Erkan Azizoğlu
  • Murat Uğurlu
  • Atakan Gazioğlu
  • Özge Güvendi
  • Nazife Sema
  • Esra Ozden
  • Buse Yılmaz
  • Fatih GÜNEŞ
  • Feyza
  • Veli Altinkaya

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.4
14-17 Yaş
%3.3
18-24 Yaş
%25.4
25-34 Yaş
%40.1
35-44 Yaş
%19.9
45-54 Yaş
%2.6
55-64 Yaş
%0.3
65+ Yaş
%1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%64.6
Erkek
%35.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.3 (202)
9
%23.4 (156)
8
%24.7 (165)
7
%11.8 (79)
6
%4.9 (33)
5
%3 (20)
4
%1 (7)
3
%0.3 (2)
2
%0.1 (1)
1
%0.3 (2)

Kitabın sıralamaları