"trajikomik değil mi? geçen bunca zaman sadece bu saçma sapan hale düşeyim diye yaşanmış. gayatımın böylesine gülünç hale geleceğini asla tahmin edemezdim."
"kitapta sevdiğim nokta, kitap okumanın bir başarı olmadığını düşündürmesiydi” dedi youngju gülerek.
"doğru düşünmüşsünüz” diye gülerek yanıtladı areum.
"kitap okumanın dünyaya bakışımızı genişlettiği söylenir ki bu da dünyayı daha iyi anlayabilmemizi sağlar, anlayışa sahip oldukça da güçleniriz. güçlendiğimiz yönünü başarıyla bağdaştıran insanlar olsa da durum yalnızca güçlenmekle sınırlı değil; anlayış beraberinde acıyı da getirir. kitaplar, kısıtlı deneyimlerimizle hiç görmediğimiz bir dünyanın barındırdığı acılarla çevrelenmiştir. bir başka deyişle, eskiden farkında olmadığımız ıstıraplarla karşı karşıya kalırız. bir başkasının kederini derinden hissederken sadece kendi başarımız ve mutluluğumuzun peşinden koşmak zorlaşır. bu yüzden kitap okumanın, aksine bizleri bahsedilen o başarıdan uzaklaştırdığı kanaatindeyim. kitaplar bizi başkalarının önüne ya da üstüne koymaz; başkalarının yanında durmamızda yardımcı olur. bu sebeple bizler bir başka açıdan başarıya ulaşıyoruz aslında."
geçmişin havasından kurtulup, yeni havayı kucaklamak. kendisini ne zaman geçmişinden koparabilecekti? geçmişten kurtulma çabası da özünde bir tür hırs değil miydi?