Araştırma türüne uygum olduğunu düşünmüyorum. Atatürk'ün bilinen hayat hikayesindeki boşlukları yakıştırmaca bilgi ve düşüncelerle doldurulup sürükleyici bir roman meydana getirilmiş. İngiliz ordusunda albay olan yazar, birçok konuda ömrünün yarısı cephede geçmiş bir komutanın hayatına dair doğru tespit ve yorumlarda bulunabileceğini düşündüğüm gibi bazı yerlerde de okuyucuya kendi düşüncelerini empoze etmek için aciz iftiralara ve uydurmalara bel bağladığını düşünmekteyim. Kitabı okurken zaman zaman yazarın mağlup, kıskanç bir İstanbul işgal kuvveti komutanı olduğunu anımsamak gerekiyor. Atatürk'e ve dönemin olaylarına farklı bir bakış açısıyla yaklaşılmış. Yorulmayan, üzülmeyen, hata yapmayan, sorgulanmayan, muhteşem mitolojik bir karakter gibi anlatılan Atatürk kalıbının dışına çıkılmış. Politikaya girmek isteyen ama hep bir şekilde rakipleri tarafından saf dışı edilmiş, Selanik sokaklarında işsiz dolaşan genç komutandan; fakir, genç, mağrur cumhuriyetinin ebedi şefi oluşuna giden bir gelişim süreci anlatılmış. Okunması gerektiğini düşünüyorum.