Rana

Nereye gitsem, babamın kitaplarıyla, tek kurşunumla, onun aşkı ve hayaliyle, geçmişle ve geleceğin hatıralarıyla bir başımayım.
Sayfa 399
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
O kadar çok hata yaptım ki. Yeterince sevmedim. Yeterince sevemedim.
Sayfa 380
Dalya, bütün çocuklarına, sonsuz bir hüzünle dolabilen kapkara gözler bırakmış.
Sayfa 328
Avrupa'dan kalkıp gelenlerin ne humustan ne de falafelden haberleri vardı ama yine bunları "otantik Yahudi mutfağı"nın yemekleri ilan etmişlerdi. Katamon'daki köşklerin "eski Yahudi evleri" olduğunu söylemişlerdi. O toprakta yaşayan, onu seven, ekip biçen atalarına ait tek bir fotoğrafları yahut da eski bir çizimleri yoktu. Yabancı ülkelerden gelip Filistin'in toprağını kazmışlar ve Kenanlılara, Romalılara ve Osmanlılara ait sıkkeler çıkartıp onları "kadim Yahudi kalıntıları" diye satmışlardı. Yafa'ya gelmiş, karpuz büyüklüğündeki portakalları görünce, "Duyduk duymadık demeyin! Yahudiler portakallarıyla bilinirler!" demişlerdi. Halbuki o portakallar, narenciye yetiştirmeyi sanat haline getirmiş Filistinli çiftçilerin yüzlerce yıllık emeğinin meyveleriydi.
Sayfa 326
Bizim kızgınlığımız bir Batılının asla anlayamayacağı boyutta bir öfkedir. Üzüntümüz taşı bile ağlatır. Aşkımız da aynı böyledir, işte Amal.
Sayfa 239