“İçimizdeki çocuk” denilen bir palavra var, bilirsiniz. Bütün mesele yaşlanıp pazardan uzaklaşan kişiyi yeniden tüketim toplumuna sürmek. “Hadi içindeki çocuğu dinle, harekete geç!” Ne demek bu? Tüketmeye doymayan eleman, yani çocuk.
“Sevdiğinin başına kötü bir şey gelmesinden korkmadan sevebiliyor insan, yitirmekten korkmadan verebiliyor, yumruklar sıkılı yaşamamak gerek, tehlikeyi bekleyerek”