“Ayağımı kesmeye karar verdim. Dört gündür açım. Daha fazla beklersem, tam ameliyatın ortasında şok ve açlıktan bayılırım. Sonra da kan kaybından ölürüm. Berbat haldeydim, ama yine de yaşamak istiyorum. Mackridge’in ‘Temel Anatomi’ dersinde söyledikleri aklımda. Ona ‘İhtiyar Mackie’ adını takmıştık. Mackie, ‘Her tıp öğrencisi er geç şu soruyla karşılaşır,’ derdi. ‘Hasta şoka ne kadar dayanabilir?’ Sonra elindeki kısa sopayla, duvara asılı insan vücudu diyagramına vururdu. Karaciğere, böbreklere, kalbe, dalağa, bağırsaklara. Sonra da eklerdi. ‘Açıklamalar özetlenirse, yanıtın yine bir soru olduğu ortaya çıkar, beyler.’ ‘Hasta yaşamayı ne kadar istiyor?’ sorusu.
Ameliyatı yapabileceğimi sanıyorum.
Gerçekten.”
“Bir insanın yapayalnız kalması hiç doğru değil. Bence kendi kendisine yeten bir kişi bile, insanlardan uzak kaldığında, bunun işkencelerin en korkuncu olduğunu düşünür!”