Kayaların yerine gençliğini mi koydu da içlendi, yoksa çocuğunun gözleri önünde emeklemek mi ağırına gitti bilmiyorum ama birkaç defa hıçkırdı böyle bakarken. Kirpikleri ıslaktı ve göğsü körük gibi, hızlı hızlı inip kalkıyodu hâlâ.
Zaten o yıllarda burnumuzun ucunda gezinen bir bir mazot kokusuydu babam, kulağımızda çınlayan uzak bir motor sesiydi ve az önce dediğim gibi, gitti mi gelmek bilmezdi bir türlü